Pontus Krallıkları ve Harşena Dağı Gerçekleri

Mal bulanındır

KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ
Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
2,795
Beğeni
11,205
Puanları
113
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
250px-PonticKingdom.pngimages.jpegDioecesis_Pontica_400_AD.png

Antik kayitlarda 74 yoneticisi bulunan ve cogunun harsena daginda ve cevresinde mezari olmasina ragmen henuz mezarlardan 6 tanesi kesfedilmis olan ve Aslinda bilinenin aksine sifirdan kurulmayan Pontus Krallığı Büyük İskender İmparatorluğu'nun parçalanması sonrasında Ünye’yi de içine alan Orta Karadeniz bölgesinde Mitridats sülalesi tarafından "Pont Devleti" veya "Pontus Krallığı" adı ile MÖ. 298 yılında kurulmuş Romalılar tarafından MÖ. 63) yıkılmıştır.

Roma İmparatorluğu da ikiye bölününce "Pontus bölgesi" Doğu Roma toprakları içinde kalmıştır.
Dünyada Pontus ırkı diye bir millet olmamıştır. Pontusun halkları çeşitli uluslardandır, dili antik Yunancanın bu bölgede kullanılan Pontik lehçesidir. O yüzden Ünye’de de konuşulmuş bu lehçeye ve müziklerine Pontika denilir.


Pontus Krallığının başkenti Amasya idi. Bir ara Sinop oldu. Pontus kıralı Altıncı Mitridat Ünye’yi başkent yapmak istiyordu.. Bunun için doğuda bir şehir inşa etmeye başladı. Bu şehir bugün kısmen denizin içindedir. Biz buraya bugün Midrebolu diyoruz. Midrebolu, Mitrapolis, (Mitridatın şehri) demektir. Midrebolu ismi bize Pontustan kalan tek belgedir.
Pontus bilindiği gibi bir Yunan yani devleti değildir. Bu devleti oluşturan halklar, Türk, Azeri Türkü, Kafkas halkları ve Greklerdir.

Pontus Yunanca "deniz" anlamına gelen ve coğrafi bir terimdir. O dönemde bu topraklarda yaşayanlar ve Pontus kıyısında doğan kişiler için Pontuslu anlamına gelen Pontikos terimi kullanılmıştır. Pontus günümüzde Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi demektir.. Bu yüzden siyasi bir terim olmaktan çok coğrafi ve kültürel bir terimdir.
Önce bir şeyi düzeltmek için “Rum” kelimesine bakalım.”Rum” deyiminin “Yunanlı” ile uzaktan yakından bir bağlantısı yoktur. Rum, Roma kelimesinden, Araplar tarafından özellikle Doğu Roma’nın Anadolu’daki halklarına verilen bir ad idi. Bizim Rum dediğimiz insanlar ise kendilerine Romeio veya Rona vatandaşı anlamında Romeyka derlerdi
Bu yanlışlık günümüzde Yunanlıları kendilerini Roma İmparatorluğu’nun devamı olarak göstermeye çalışmaları ve dolayısıyla “Rum” olarak tanımlamalarından kaynaklanır.

Tarihte Karadeniz’e ilk gelenler sanıldığı gibi Yunanlılar değildir. Yunanlılardan önce başka uluslar gelmiştir. Özellikle Heredot ve Ksnefon ile Strabon’un eserlerinden anlaşıldığına göre buralarda Yunanlılarla beraber İskitler, Kimmerler, Tibarenler,. Khaldlar, Kolkhlar gibi Türk ağırlıklı kavimler vardır.

Yunanlıların Doğu Karadeniz’de koloniler kurmasıyla Doğu Karadeniz tarihini de onlar yazmaya başlamışlar ve kendilerine yontmuşlardır. Yunan asıllı halklar Doğu Karadeniz kıyılarında ilk koloniler oluşturduğunda bölge Medler ve Persler in egemenliğinde idi. İskender bu bölgede hakimiyetini kaybedince generalleri tarafından Doğu Karadeniz’de Pontus Krallığı kuruldu.

Bu krallığı kuranlar İran kökenli yöneticilerdi. Bazı tarihçiler İranlı Azeri Türkleri der. Merkezleri önceleri Amasya ve sonraları Sinoptu. Pontus ırkı diye bir ırk yoktur.. Tarihte böyle bir ırk olmamıştır. Pontus devleti tamamen Anadolu'daki kavimlerin karışması ile oluşmuş bir devlettir. Birçok ulusal tarihçi bu kavimlerin çoğunu Türk kabul eder. Bu bir Yunan aldatmacasıdır.

MÖ. Büyük İskender’in ölümü üzerine parçalanan İmparatorluğun generallerinden Mitridat Kiristes (1ci Mitridat) tarafından Orta Karadeniz’de kurulan ve 250 yıl sonra tarih sahnesinden silinen “Pontus Krallığı”na sahip çıkmaktadır.

Oysa Pontus krallığının kurucusu Mitridat, bir kısım tarihçilere göre Pers, yani İran’lı,bir kısım tarihçilere göre Türk’tür. Sadece son kralları olan altıncı Mitridat’ın karısı Yunanlıdır. Pontus Krallığında dil olarak her ırk kendi dilini konuşmakta resmi dil o dönemin geçerli dilli eski Helence yani Antik Grekçe-Yunancadır.
250 yıl yaşamış olan Pontus Krallığında “Mitridat” adında altı tane kral gelmiştir. En önemlileri ilk kurucusu Birinci Midridat ve sonuncusu Altıncı Mitdridat’tır. Birinci Mitridat’ın mezarı Amasya’da Altıncı Mitridat’ın mezarı Sinoptadır. Bazı tarihi kaynaklar Beşinci Midridatın mezarını Ünye’de gösterir. Kaledeki mezarın Beşinci Mitridat’a ait olduğu iddiası vardır.

Pontos Krallığı’nın ve Mitridatların Ünye ile ilgileri Beşinci Mitridat’ın Ünye’yi başkent yapmak istemesidir. Hatta Ünye’de şehri kurmaya başlamış ömrü yetmemiştir. Bugün “Midrebolu” adı ile anılan yer Beşinci Mitridat’ın kurmaya çalıştığı “Mitrapolis” şehridir.
Hatta bazı tarihçiler şehrin bir bölümümün bugün denizin içinde olduğunu iddia ederler. Pontus’tan günümüze sadece “Midrobolu” ismi ve denizin dibinde var olduğu söylenen kalıntılar kalmıştır.

Miletli Gemiciler
Egedeki Yunan halklarından Miletli gemiciler buraya geldiklerinde buraya Pontus adını vermişlerdir.
"Pontus" Grekçe'de "Deniz" anlamında olup, eski çağlarda Orta Karadeniz’den Bartın’a kadar uzanan bölgeye verilen isimdir. MÖ.550 yılında Persler, Anadolu’yu aldıklarında kolay yönetebilmek için yirmi dört eyalete bölmüşlerdir. Giresun’dan Bartın’a dek uzanan topraklara da “Pontus eyaleti” adı verilmiş eyaletleri yöneten valilere de “Satrap” denilmiştir..

İskender MÖ. 323 yılında ölünce generaller imparatorluğu kendi aralarında bölüştüler.
Bu paylaşım sonucu, Ege’de Bergama, Marmara’da Bitinya, Orta Karadeniz’de Pontus Krallığı ve Nemrut dağında Kommagene gibi birçok krallık oluştu.


Devletin adı, Doğu Karadeniz bölgesinde kurulduğu için Pontos olur. Toprakları batıda Amastris (Amasra), doğuda Onea (Ünye), güneyde Zela'ya (Zile) kadar genişler ve Amaseia (Amasya) başkent olur. Bu arada az bilinen bir bilgi daha Pontus’un arması ay-yıldızdır. Çeşitli Pontus paralarında ay-yıldız bulunur.
Son kral Altıncı Mitridates’in ölümünden sonra Pontus Krallığı Roma İmparatorluğuna katılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun M.S. 476da ikiye ayrılması üzerine de, Ünye Doğu Roma İmparatorluğunun yani Bizans’ın egemenliği altına girmiştir.

Pontos’un Sonu ise efes katliamindan sonra gelir kii bikacgunde 80 bin roma askerini katletmistir pontoslular,
Kral Altıncı Mitridates'ten sonra askeri ve sosyal gücünü iyice yitiren Pontus Krallığı İ.Ö. 63'te Roma İmparatorluğu tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Pontus’un başkenti Amasya'dır.
Amasya'dan sonra büyük şehirleri Trabzon ve Sinop'tur.
Pontus Krallığı'nın son kral hariç diğer bütün kralları da Amasya’da gömülmüştür. Mezarlarını kentin ortasında bulunan Harşena Dağı'nın kente bakan yamaçlarına öldükten sonra doğacaklarına inandıkları için kayaları oymak suretiyle yapmışlardır.krallarin listesini sunariz zaten hepsinin kendileri aileleri asillerininde mezarlarida bulunamadi.
 

vakko

Φιλομμειδής
Βασιλιάς
Katılım
10 Tem 2020
Mesajlar
2,480
Beğeni
13,540
Puanları
113
Amasya Kalesi (Yukarı Kale / Harşena Kalesi) üç ana bölüme ve sekiz savunma kademesine sahiptir. Zirvenin savunması için iki uçak bölgesine inşa edildi. Harşena Dağı'nı çevreleyen kale surları yaklaşık iki kilometre uzunluğundadır ve Antik, Orta ve Yeni Çağ'da inşa edilmiştir. Yukarı Kale'de kale duvarlarının yanı sıra farklı uygarlıkların izlerini taşıyan sarnıçlar, Zindan Tüneli (186 m) ve yeraltında bulunan bir Osmanlı Dönemi mahallesi kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca yeraltında Doğu Roma Dönemi'ne ait üç kilisenin bulunduğu sanılmaktadır.

Orta Kale (Kız Sarayı ve Kral Kaya Mezarları Alanı) , Amasya Kalesi'nin aşağısında Harşena Dağı'nın güney yamaçlarında yer alır. Orta Kale'de, Pontus Krallarına ait beş anıtsal kaya mezarı, iki Osmanlı hamamı (MS 14. ve 15. yüzyıllar), Kız Sarayı Ceylan Yolu, Cilanbolu Sarnıcı (300 m), Ceylan Tüneli ve Helenistik dönem kale duvarları bulunmaktadır.

Amasya Kalesi ve Kız Saray Bölgesi'ndeki Helenistik surların bir kısmı halen varlığını sürdürmektedir. İzodom örgülü bu duvarlar düzgün, kalın ve kabartmalı kesme taşlarla inşa edilmiştir. 300 metre uzunluğundaki Cilanbolu Sarnıcı, 186 metre uzunluğundaki Zindan Tüneli ve Nehre ulaşan Ceylan Tüneli, M.Ö. 1. yüzyılda kaya tüneli tekniğiyle ana kayaya tonoz şeklinde açılmış, taş basamaklı anıtsal sarnıçlardır. Kız Sarayı, Candaroğulları Beyliği tarafından askeri üs olarak kullanılmış ve 150 yıldan fazla bir süre Osmanlı Şahzadelerine ve kaymakamlarına hizmet vermiştir. Kız Sarayı'nın kalıntıları hala yeraltında bulunmaktadır.

Amasya, Pontus Krallığı'nın başkenti olduğunda, Harşena Dağı'nın güney yamacındaki kireçtaşı ana kaya oluşumlarının yüzeyine Pontus Krallarının anıtsal kaya mezarları oyulmuştur. Kız Sarayı alanında Mithridates I, Ariobarzanes, Mithridates II ve III ve Pharnakes I'e ait 5 kral kaya mezarı bulunmaktadır. vadi ve çevresindeki kaya mezarları 21'dir.

Kraliyet Nekropolü'ndeki kaya mezarları 8 ila 15 metre yüksekliğindedir. Kraliyet Nekropolü'nde sağdan başlayarak I - V. Mezar I, II ve III olmak üzere doğuda iyi korunmuş Helenistik duvarlara yakın iki grup mezar yer alırken, IV ve V mezarları yer almaktadır. batıda. Mezar I'e kayaya oyulmuş bir merdivenle erişilebilir. Başka bir merdiven daha yüksek mezar II ve III seviyesine çıkar. Yol bir tünelden kuzeybatıya doğru devam ediyor. Sonundan akropolise tırmanmak, su temini için kullanılan uzun ve derin basamaklı bir tünelden geçmek veya batıya, içeride basamaklar ve geniş terasa çıkan bir merdivenle başka bir tünelin girişine yürümek mümkündür. mezar önü IV. Hemen hemen dikey kayaya galeri şeklinde oyulmuş bir başka merdiven, mezar V'ye çıkar.

Beş türbenin bir diğer ortak özelliği de mezar odalarına girişlerinin yüksek olması; bunlara yalnızca merdivenle erişilebilir. Beş mezardan üçünün sütunlu cepheleri vardı: Mezar I altı, II ve IV'ün her birinde dört tane vardı. Üstleri yuvarlak olan Mezar III ve V. sütunlara sahip değildi. Mezarların diğer pek çok kısmı ayrı ayrı yapılmış ve izleri hala görülebilen dübeller ve kelepçeler vasıtasıyla kayanın yüzeyine bağlanmıştır: cephelerin önündeki basamakların kısımları, anta kısımları, eşik ve lentolar kapılar vs.

V. Mezar olarak bilinen Pharnakes I'e ait kaya mezarı, 15x8x6 metre boyutlarında, Pontus Krallığı topraklarında geliştirilen özgün mimari üslupla inşa edilen en büyük kaya mezarıdır. I. Pharnakes Türbesi'nin üzerinde bir kaya yazıt bulunmaktadır. Bu yazıt, phrourarchos'un kalenin komutanı trodoros'un kral I. Pharnakes için tanrılara bir sunak ve bir çiçeklik adadığını anlatır.

İç Kale (Enderun Kalesi) Kızlık Sarayı / Kral Kaya Mezarları alanı ile Yeşilırmak Nehri kenarında yer alan 1200 metre uzunluğundaki kale surları arasında, Dağa paralel sekiz terasın oluşturduğu bir alanda yer almaktadır. İç Kale'de iki yüz yıllık tarihi yapılardan oluşan Hatuniye Mahallesi (Şehir İçi) bulunmaktadır. Bodrumdan yükselen ahşap çerçeveler arasına kerpiç veya tuğlalarla doldurulmuş iki veya üç katlı binalar; dar sokaklara açılan çift kanatlı ahşap kapıları; cumbalar ve sürme pencerelerde üçgen alınlık. Bu tarihi yapıların özellikleri, mahalledeki geleneksel Osmanlı sokak dokusunu oluşturur. Ayrıca bu alanda konak şeklinde yapılmış Yalıboyu Evleri (Nehir Kenarı Evleri) bulunmaktadır. Yeraltında Hitit dönemine ait kalıntılar da var.

Çeviri
Define Vadisi
 

Mal bulanındır

KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ
Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
2,795
Beğeni
11,205
Puanları
113
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Ek bilgi; konuda adı gecen
Satrap olarak adlandirilan valilerin mezarlarinin % 80 i oda icinde Lahit seklindedir bunlarinda cogu halen bulunamamistir @vakko ustamizinda malumu mugladaki devasa hazinesi olan hekamnatos da karya satrabı {valisi) ıdir ki herzaman dedigimiz gibi elli senedir karaduzencilerin kolesi olmus hobiseverleri aydinlatmaya devam edecegiz
 

vakko

Φιλομμειδής
Βασιλιάς
Katılım
10 Tem 2020
Mesajlar
2,480
Beğeni
13,540
Puanları
113
İmparator Alexander Severus Roma ordularını Sasanilere karşı yönettiği savaş döneminde Amasyaya uğramıştır. Bölgede bulunmuş olan İmparator Alexander Severus için kutlama yazıtı.
+65.jpg

2547440_orig.jpg2761783_orig.jpeg8111179_orig.jpeg8586603_orig.jpeg35556009.0101AmasyaPonticTombs.jpgthumbs_b2_edc66c4b8e67536da730be48c7456cff.jpg
 

vakko

Φιλομμειδής
Βασιλιάς
Katılım
10 Tem 2020
Mesajlar
2,480
Beğeni
13,540
Puanları
113
Ek bilgi; konuda adı gecen
Satrap olarak adlandirilan valilerin mezarlarinin % 80 i oda icinde Lahit seklindedir bunlarinda cogu halen bulunamamistir @vakko ustamizinda malumu mugladaki devasa hazinesi olan hekamnatos da karya satrabı {valisi) ıdir ki herzaman dedigimiz gibi elli senedir karaduzencilerin kolesi olmus hobiseverleri aydinlatmaya devam edecegiz
müsadenle ustam bilmeyen arkadaşlarımız için ilave olarak;


Pers İmparatorluğu’nun toprakları satraplık olarak adlandırılan eyaletlere bölünerek yönetilmekteydi.Bu eyaletleri yöneten valilere ise krallığın koruyucusu anlamına gelen latince Satrap adı verilmektedir.

Pers imparatorluğunun ele geçirdiği topraklarda kurduğu satraplık adını vermiş olduğu eyaletlere atadığı asayişi sağlaması için genellikle yerel halktan seçilen valiler için kullanılan bir terimdir. Pers soylularından veya iran soylu kişilerinden seçilmiş kişilerdir. Yunanca Satrapes [ σατράπης ] kelimesidir. Latince Satrapesten gelen Satrap kelimesi türemiştir. Persçe xsaçapavan olarak yazılır okunuşu ksatrapavan'dır.

Satraplar için kısaca il koruyucu olan kişiler olarak satraplık için eyaletler olarak açıklama yapabiliriz. Antik dönemlerde satraplar yani valiler sıklıkla antik sikke darp ettirmişlerdir. Sitemizde açılmış olan antik sikke konularının içerisinde satraplara ait antik sikke görsellerini görebilirsiniz.


 

vakko

Φιλομμειδής
Βασιλιάς
Katılım
10 Tem 2020
Mesajlar
2,480
Beğeni
13,540
Puanları
113
Ek bilgi; konuda adı gecen
Satrap olarak adlandirilan valilerin mezarlarinin % 80 i oda icinde Lahit seklindedir bunlarinda cogu halen bulunamamistir @vakko ustamizinda malumu mugladaki devasa hazinesi olan hekamnatos da karya satrabı {valisi) ıdir ki herzaman dedigimiz gibi elli senedir karaduzencilerin kolesi olmus hobiseverleri aydinlatmaya devam edecegiz
satrap lahitlerinide odanın içine koyalım unutmadan

06.jpg

05.jpg

ad.jpg

asddssa.jpg
xca.jpg
 
Üst