• ☪ Foruma Hoş Geldiniz ☪ Forumda Bilgi Alışverişinde Bulunabilmek ve Sitemizde Açılmış Olan Konuların İçeriklerini Görüntülemek İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir.

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi ve Definecilik

Trakyalı

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Mar 2021
Mesajlar
155
Beğeni
583
Puanları
93
Konum
Tekirdağ
Merhaba.

İnsanoğlu hayatını idame ettirebilmesi için bazı gereksinimlere ihtiyaç duyar.

Bu temel gereksinimleri Psikolog Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşisinde bir piramit ile güzelce açıklamış.
Bu piramit ile 20 yıl evvel tanıştığımdan beri çok severim. Yalın ve çok açıklayıcı buluyorum.
Piramit şeklinin kullanılması da doğru bir seçim olmuş.

20210518_113400.jpg

Görüldüğü üzere ilk gereksinim olan ve en fazla yüzeye sahip fizyolojik ihtiyaçlar için "para" gerekli olduğu açıktır.
Fizyolojik/fiziksel ihtiyaçların içine tabiki "barınma " da girmektedir.

Kafanı sokacak bir ev/baraka ve yemek,su v.b. temin edebilecek bir getiriye sahip olmak gerekiyor.
Yani çalışacağın bir iş ve karşılığında ücret ile gereksinimler karşılanmak zorundadır.

Bunlara sahip olmadan piramidin üzerindeki diğer bölümlerdeki ihtiyaçlarını tatmin etmek maalesef bir hayli zor.

Bu girizgâhtan sonra Maslow'un piramidi üzerinden bazı durum tespitlerini, sektörel bazlı etkilerini, duygularla olan iletişimlerini ve itici güç farklılıklarının yaşam seyrimizi nasıl şekillendirdigini irdeleyelim.

Bildiğiniz üzere -cı, -ci v.b. ekler sona getirildiğinde bir nevi meslek grupları oluşturuluyor. Kapıcı, sütçü, tüpçü, "defineci" v.b.

Yer altındaki antik objelere ilgi duyan,bunları arayan,bulmak için uğraş veren her bireye halk arasında defineci deniliyor.
Adınız bir defa çıktığında da bir daha kurtuluşunuz olmuyor. Günümüzün koşulları itibariyle de büyük bir kesim bir şekilde bu sektöre/mesleğe ilgi duyuyor.
Bazılarımız bunu gerçekten bir meslek olarak icra ettiği gibi, yani tüm geçimini buradan düzenli olarak sağlıyor, bazıları da zamanlarının ve paralarının yettiği kadarı ile yetiniyor.

Bireyleri, bu sektöre iten veya ilgi duymasını sağlayan etmenler ise çok heterojen.
"Kişi, piramidin hangi tarafının eksikliğini daha çok hissediyor ise o bölümdeki duygu,istek ve gerekliliğe göre davranışları evriliyor."

Fizyolojik ihtiyaclardaki ciddi bir aksama söz konusu olması ile saygınlık ihtiyaç açlığı cekmesi arasındaki temel dürtüler, hem bakış açısını hem de saldırganlığını etkiliyor.
Aynı zamanda kişi eğer eğitimli ise bu dürtüler, etik değerler ile çatışmalı bir hâl de alabiliyor.

İnsan, doğası gereği en nihayetinde kendini gerçekleştirmek, ideallerine ulaşmak, ulaşamasa da bu yolda çaba sarfederek yol katetmek istiyor.
Örneğin bir makine ustası, emekli olmadan önce, gözüne kestirip beğendiği bir genç çalışma arkadaşına tüm bildiklerini öğretip,onun kendi gibi başarılı bir usta olduğunu görmek ve içinden mırıldanarak onu ben yetiştirdim demek istiyor.
Ustanın bu ihtiyacı, kendini gerçekleştirmek "iz bırakmak" tan başka bir şey değil elbette..

Her bireyin ihtiyaclarinin ihtiyaç şiddeti değişmekle birlikte, zamanla birlikte yoğurulan bu süreçte, edinimleriyle birlikte şekilleniyor.

Definecilik uğraşı veren bireyler öncelikle içinde bulundukları durumu iyi analiz etmelidirler.
Hangi ihtiyaçlarının, hangi dürtülerini harekete geçirdiğini, müteselsil etkilerini ve yaşam seyirlerindeki yüzdelik payını ortaya koyup önce objektif biçimde kendini tasnif etmeli,akabinde de neyi,nasıl, kiminle,hangi zaman aralığında ve hangi şartlarda yapabileceklerini ortaya koymalidirlar.

Eğer birey, yetenek ve kabiliyetlerinin sınırlarını iyi bir şekilde analiz etmiş ise sürecin her aşamasında devam edip etmemesi gerektiğini, yol arkadaşlarının uyumlu olup olmadığını, son perde de saglikli şekilde seyirciyi selâmlayarak ayrılıp ayrilamayacagini da kestirebilecektir.

Problemin en iyi çözümü, probleme girmemektir.
Probleme girilecekse de riskler iyi değerlendirilerek ve "bilerek" girilmelidir.

Borsa da bir hisseyi satın almaya karar verip portföyünüze eklediğiniz de, fiyatın nereye gideceğine değil, fiyat nereye giderse gittiği süreçte sizin ne yapacağınızı belirlemiş olmak önemlidir.
Aslolan, yol haritasını önceden belirlemek ve disiplini elden bırakmamaktır.

Yine piramitten örnek verecek olursak, meşakkatli bir ar-ge de, eylem planını oluşturduğunuz katılımcılar, eğer piramitteki bölümlerden çok farklı ihtiyaçlara sahip bireylerden oluşuyorsa, stratejiniz de zamana yayılmış etaplardan oluşuyorsa, sağlıklı bir işleyiş olamayacağını öngörebilirsiniz.

İşini ciddiye alan, risk analizini realiteye uygun şematiğe oturtan, sınırlarını ve esneme paylarını hesap ederek, süreci tüm ihtimallerle değerlendirerek yapılan eylemlerin başarı şansı yüksek olur.

Elinde vlf/pulse dedektörü olup, piknik gezintisi edasıyla araziye çıkıp, senkronize olabilmiş paydaşlardan oluşmuş bir birliktelikten beyhaber olan bir bireyin, kare oyma buldum, bu 5 metre yerin altındaki zemin altı kaya mezarını tespit edip açmak için yarım yamalak fotoğraflar atarak medet umması, ellerinden kayıp giden zamanın sadece adrenalinini elde edebileceğini unutmaması gerekir.

-Neyi arıyorsun?
-Doğru yerde mi arıyorsun?
-Aradığını tespit edebilecek yeteneğe/gereksinime sahip misin?
-Tespit sonucu hedefe ulaşabilecek donanıma, işgücüne ve zamana sahip misin?
-Ne kadar ve nereye kadar isteklisin?
-Tüm süreci yönetebilecek ve planlayabilecek kişi sen misin yoksa ancak eyleme dahil olabilecek bir paydaş mısın?

Sonuç olarak;
Zaman kıymetlidir. Kim, ne için ve neye istinaden harcadığın çok önemlidir.
Eldeki sapanın hangi kuşu vurabileceği bilinmelidir.
Bireysellik mi yoksa birliktelik yolunun mu seçilmesi gerekliliği iyi tahlil edilmelidir.
Birlikteliğin senkronizasyonu gerekliliktir.

Rast gelsin..
 
Üst