Kayıp Krallıklar

Mal bulanındır

KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ
Βασιλιάς
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
3,985
Beğeni
18,366
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
bu konumuzda kayip toplumlari irdeleyip hanedanlar kralliklar nekadar kaybolsada izini surecegiz cunku onlarin mallari objeleri altindan degerlidir nadir ve gercek tarihi yansittiklari icin

diger kayip kralliklarin da bilgileri sunulacaktir

ittyi.jpgruiifg.jpg

Malatya/Melid Krallığı
Hitit İmparatorluk Çağı’nın sona ermiş olması ve başkent arşivlerinin artık bizlere bilgi vermediği bir dönem olan Geç Hitit Krallıkları döneminde Melid Krallığı ile ilgili bilgileri Asur belgeleri ile Urartu kral yazıtlarından öğrenebiliyoruz. Ayrıca Melid’de bulunmuş Luvice hiyeroglif yazıtlarından da MÖ 2. bin yılın son yüzyılından, MÖ 9. yüzyıla kadar olan dönemdeki hanedan silsilesini tespit etmek mümkündür.

Günümüzde Malatya sınırları içerisinde yer alan Krallığın başkenti olan Melid, Yukarı Fırat’ın batı kıyısında, içerisinde Tohma Suyu’nun aktığı ovanın güneyinde Arslantepe olarak bilinen höyüğün üst katmanlarıdır.

Bu ovada Fırat Nehri büyük bir kavis çizerek daha yavaş akar. Bu nedenle, başkent görece nehrin rahat geçilebildiği bir bölgeye kurulmuştur.



Gurgum Krallığı
Güneydoğu Toroslarının uzantılarından biri olan Ahır Dağları’nın güney eteklerindeki alçak tepeler üzerine kurulu Kahramanmaraş, önünde uzanan ve aynı adı taşıyan ovaya hâkim konumdadır.

Bölgenin güneyi, batıda Amanoslar, doğuda ise Kurt, Sof ve Gani dağları arasında uzanan ovalar dizisinin oluşturduğu dar bir koridorla Amuk Ovasına ve Kuzey Suriye düzlüklerine açılır. Bu yönüyle Kahramanmaraş bölgesi Kuzey Suriye dolayısıyla

Mezopotamya coğrafyasının Türkiye topraklarındaki sınırlarını belirler. Bu noktada ortaya çıkan Güneydoğu Torosları, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki bağlantıyı keser.

Geç Hitit Krallıklarından “Gurgum” coğrafi olarak bugünkü Kahramanmaraş bölgesine lokalize edilir. Kahramanmaraş’ın yakın çevresinde bulunmuş olan yazıt ve steller bunu doğrular.

Gurgum, Asur yazıtlarında kimi zaman bir kent kimi zaman ise bir bölge adı olarak kullanılır. Kuzeyde Ahır Dağı, batıda Amanos Dağları ve doğuda Gani Dağları beyliğin doğal sınırlarını belirler. Batıda Que (Çukurova/Adana), doğuda Kummuh (Adıyaman), güneydoğuda Kargamış (Gaziantep), Güneyde Sam’al (İslâhiye-Zincirli) beylikleriyle komşudur.


gtuuj.jpg


II. Aşurnasirpal’in oğlu III. Şalmaneser döneminde Asur Devleti’nin Kuzey Doğu Akdeniz’e (Çukurova, Antakya, Kahramanmaraş) gerçekleştirdiği seferlerin oldukça sıklaştığı görülür. III. Şalmaneser bölge beylerinden haraç toplar, aynı zamanda Amanos Dağları’ndan da kereste temin eder. MÖ 858 yılına ait bir Asur belgesi, Gurgum kralı Mutalli'nin, Asur kralı III. Şalmaneser’e (MÖ 858-824) haraç ödediğinden bahseder MÖ 853/2 yıllarına tarihlendirilen yine III. Şalmaneser’in seferlerinin anlatıldığı “Kurkh Anıtı”nda Fırat’ın batı yakasında, gümüş, altın, kalay, bronzun haraç alındığı kişiler arasında Qalparunda adında bir Gurgum kralı karşımıza çıkar.

Kahramanmaraş’ın güneydoğusunda Pazarcık’ın 7 km. güneyinde Pazarcık Ovası’nı doğu yönden çevreleyen Kazankıran Dağı’nın güney eteklerinde, Kızkapanlı Köyü-Gözlügöl obasında Asur çivi yazısıyla yazılmış bir sınır taşı bulunmuştur. Gaziantep, Adıyaman Kahramanmaraş il sınırları arasında yer alan Gani Dağları’nın güneye uzanan dağ sıraları üzerindeki yaylada -muhtemelen orijinal buluntu yerinde- dikilen bu sınır taşı içeriği bakımından konumunu önemli kılmaktadır.



Korsabad’da bulunmuş bir başka yazıtta II. Sargon’un Markaşili Tarhulara’nın krallığını yıktığını ve tüm topraklarını Asur sınırlarına kattığı ifade edilir. Yine Korsobad’da bulunmuş bir döşeme yazıtında II. Sargon icraatlarını ve niteliklerini sayarken

“Markaşi şehrinde Tarhulara Krallığı’na son veren; Gurgum’un tamamını Asur sınırları içine katan…” ifadesini kullanır.

Söz konusu yazıtlardan II. Sargon döneminde Gurgum’un Asur’un etki alanı içinde olduğu ve Asurlu yöneticiler tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır.

Markaşi ismi sadece II. Sargon dönemi Asur belgelerinde geçer. Hitit hiyeroglif yazıtlarında bu isme rastlamak mümkün değildir.

Yazıtlı Stel ve Kabartmalarda Gurgum/Kahramanmaraş
Kahramanmaraş kent merkezinde yer alan Kahramanmaraş Kalesi ve Höyüğü ile yakın çevresinde ortaya çıkarılan hiyeroglif yazıtlı stel, kabartma ve heykeller Gurgum’un konumu ve kralları hakkında önemli bilgiler verirler. Bu yontular üzerindeki hiyeroglif yazıtlar olasılıkla 8. yüzyıldan daha erken bir kronolojiye daha çok 9. yüzyıl veya daha öncesine yerleştirilir. 711’li yıllara ait II. Sargon yazıtlarında adları geçen Gurgum kralları Tarhulara ve Mutallu’nun adlarına yerel kaynaklarda rastlanmaz. Bu da en azından Gurgum/Maraş stellerinin 711’li yıllardan önceye ait olması gerektiğini gösterir.
.
ouhog.jpg
Asur ve yerel hiyeroglif yazıtlardan yola çıkılarak Gurgum krallarının soy ağacı şu şekilde düzenlenmektedir. I. Laramaş – Muwiziş-I. Halparuntaş-Muwataliş-II. Halparuntaş-II. Laramaş-III. Halparuntaş. Ancak bu verilerin güvenilirliği tartışmalıdır ve yeni veriler ve arkeolojik buluntularla desteklenmesi zorunludur.



Maraş’ta mezar stellerinin yanında genellikle Fırtına tanrısının işlendiği adak stelleri de bulunmaktadır. Bu örneklerde de gövde cepheden, baş ve ayaklar profilden verilmiştir. Fırtına tanrısının bir elinde balta bir elinde ise şimşek demetleri bulunur. Konik başlığının üzerinde ise kanatlı güneş kursu yer alır. Bu Fırtına tanrısı için gelenekselleşmiş bir kompozisyondur. Adana müzesinde bulunan bir örnekte ise hayvan üzerinde duran bir tanrı betimlenmiştir. Konik, boynuzlu başlık taşıyan figür kısa eteklidir ve uçları yukarı kıvrık ayakkabı giymiştir. Başlığın üzerinde kanatlı güneş kursu bulunur. Sol elinde bir av hayvanı, sağ elinde ise yay bulunur.

Kabartmalı mezar stelleri ve adak stelleri yanında, heykel biçiminde, tanrı veya kral yontuları ile aslan yontuları Maraş Kalesi’nde ortaya çıkarılmıştır. Çoğu yazıtlı olan bu örneklerden yukarıda da değindiğimiz, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulunan ve üzerindeki yazıtla II. Halparuntaş’a ait olan heykelin gövdesinin alt kısmı günümüze ulaşmıştır. Belde enli bir kemer ve sol yana asılı bir kılıç bulunmaktadır. Buna benzer bir diğer heykel parçası ise Maraş Müzesinde bulunmaktadır.

Günümüze kadar kullanımı devam eden Kahramanmaraş kalesi ve höyüğünde yüzey araştırmalarından elde edilen ön bulgular değerlendirildiğinde ilk yerleşmelerin en azından İlk Tunç Çağı’nın başlarına kadar gittiğini söyleyebiliriz. Böylelikle kale ve höyüğün Kahramanmaraş’ın 5 bin yıllık bir tarihsel sürecine tanıklık ettiği anlaşılmaktadır. Kaleden çıkarılmış olan III. Halparuntaş ve II. Halparuntaş dönemine ait aslan ve insan heykelleri Maraş Kalesi’nin Geç Hitit Dönemi kimliğiyle ilgili önemli kanıtlar taşımaktadırlar ve özellikle kutsal açıdan önemli bir yerleşme olduğuna işaret etmektedir.

Kahramanmaraş Kalesi ve eteklerindeki höyük günümüzde, modern kent dokusu tarafından tehdit edilmektedir. Çevresindeki yapılaşma, yollar ve drenaj sistemi ile ağaçlandırma höyüğün tabakalarına zarar vermiştir.

hsryh.jpg

Kummuhu Krallığı
Bugünkü Adıyaman sınırları içerisinde kalan krallığın yapılan son araştırmalarla Birecik’e kadar uzandığı anlaşılmıştır. Kuzeyinde Melid, güneyinde Karkamış, batısında Gurgum krallıkları bulunmaktaydı. Krallıkla aynı ismi taşıyan başkent günümüzde Atatürk Baraj Gölü’nün altında kalmış olan Samsat Höyük’te yer almaktadır. Burada yürütülen kazılarda anlaşılmıştır ki Demir Çağı katmanları kendisinden sonraki Kommagene başkentinin mimarisi altında tahrip olmuştur
riiyy.jpgyuig.jpg
 

Mal bulanındır

KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ
Βασιλιάς
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
3,985
Beğeni
18,366
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
İrdelenmesi gereken özel bir konu olmuş.
Ellerine sağlık usta..

13 ana medeniyet 25 yan ve ustune çökulmuş mağlup medeniyet ve kitabelerde antik yazilarda ogretilerde bahsedilen 30 a yakin kayip krallik beylik hanedanlik var bize ogretilen onumuze konan belli basli medeniyetlerin bile yuzde seksen mallari bulunamamisken kimsede demiyoki aga tum bunlarin kiymetli emtialari objeleri ne oldu nerede.1800 lu yillarda yabancilar gemiyle trenle heykel lahit sutun vs goturduler sadece peki okadar altin gumus bronz bakır stoklari nerede.mesela ustteki iki kralligi ilk defa duydum ogrendim.hangi belgeselci arkeo muzeci arastirip sundu kitap tez belge vs yok.iste kendi cabamizla kuresel arsivlerden ogreniyoz ama yabanci kaynakli destekli burda hazine arayanlar hayvan gibi devasa mallar buluyolar.bizm resmi kazilarda da halen utanmadan kemik kandil comlek buluyoz diyolar
hicbisey yoktan var vardan yok olamaz okadar medeniyetin mallari nerede hangi yeralti sehrinde hangi tapinagin altinda hangi selalenin suyun nehrin arkasinda hangi dağın icinde
 

Trakyalı

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Mar 2021
Mesajlar
789
Beğeni
4,834
13 ana medeniyet 25 yan ve ustune çökulmuş mağlup medeniyet ve kitabelerde antik yazilarda ogretilerde bahsedilen 30 a yakin kayip krallik beylik hanedanlik var bize ogretilen onumuze konan belli basli medeniyetlerin bile yuzde seksen mallari bulunamamisken kimsede demiyoki aga tum bunlarin kiymetli emtialari objeleri ne oldu nerede.1800 lu yillarda yabancilar gemiyle trenle heykel lahit sutun vs goturduler sadece peki okadar altin gumus bronz bakır stoklari nerede.mesela ustteki iki kralligi ilk defa duydum ogrendim.hangi belgeselci arkeo muzeci arastirip sundu kitap tez belge vs yok.iste kendi cabamizla kuresel arsivlerden ogreniyoz ama yabanci kaynakli destekli burda hazine arayanlar hayvan gibi devasa mallar buluyolar.bizm resmi kazilarda da halen utanmadan kemik kandil comlek buluyoz diyolar
hicbisey yoktan var vardan yok olamaz okadar medeniyetin mallari nerede hangi yeralti sehrinde hangi tapinagin altinda hangi selalenin suyun nehrin arkasinda hangi dağın icinde
Küçükçü demek ki arkadaşlar :)))
Bir film vardı. Kovboy sineması.
Adam atına atlayıp rüzgâr gibi sürmeye başlıyor.
Esmer yanık tenli abi de cebinden sigara kağıdını ve tütünü çıkarıyor,sarıyor tukurukluyor ve yakıp derin bir nefes alıp dumanı bolca üflüyordu.
Sonra tüfeğini eline alıyor doğrultuyor ve atesliyordu.
Kurtuldum sanan at üstündeki arkadaşta tozlar içinde yuvarlanmaya başlıyordu.
İsmi uzakçıydı galiba.
Sen de o ışığı görüyorum usta 😁
 

Mal bulanındır

KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ
Βασιλιάς
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
3,985
Beğeni
18,366
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Küçükçü demek ki arkadaşlar :)))
Bir film vardı. Kovboy sineması.
Adam atına atlayıp rüzgâr gibi sürmeye başlıyor.
Esmer yanık tenli abi de cebinden sigara kağıdını ve tütünü çıkarıyor,sarıyor tukurukluyor ve yakıp derin bir nefes alıp dumanı bolca üflüyordu.
Sonra tüfeğini eline alıyor doğrultuyor ve atesliyordu.
Kurtuldum sanan at üstündeki arkadaşta tozlar içinde yuvarlanmaya başlıyordu.
İsmi uzakçıydı galiba.
Sen de o ışığı görüyorum usta 😁

senin benzetmeni seveyim
 
Üst