• ☪ Sitemize Hoş Geldiniz ☪ Forumda Bilgi Alışverişinde Bulunabilmek ve Sitemizde Açılmış Olan Konuların İçeriklerini Görüntülemek İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir.

Kale ve Benzeri Yapılar

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Bu konu basligi altinda kale ve benzeri yerlerde neler bulunur bulunmuş hupletilmiş hangi mevkilerde antik kale ve benzeri yapilar var hangi medeniyetler kullanmiş sunum ve brifing vericez bilgilenicez hep beraber

Ünye Kalesi’nin dehlizlerinde sikke, çömlek ve gülleler bulundu


Ünye Kalesi’nin dehlizlerinde sikke, çömlek ve gülleler bulundu
Ordu'nun Ünye ilçesinde, M.Ö. 200 ile 250 yılları arasında Pontus Kralı 6'ncı Mithridates tarafından inşa ettirilen kalenin 'altın' bulunduğu söylentilerinin yayıldığı dehlizlerinde başlatılan temizlik çalışmalarında sona gelindi. Çalışmalar sırasında Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait sikke, çömlek ve güllelere ulaşıldı.

Ünye ilçesinde bulunan ve M.Ö. 200 ila 250 yılları arasında Pontus Kralı 6'ncı Mithridates tarafından inşa ettirilen Ünye Kalesi'nin bugüne kadar girilemeyen dehlizlerinde 'altın' olduğu yönünde söylentiler yayıldı. Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile Ünye Belediyesi iş birliğiyle Ünye Kalesi'nin kapalı olan dehlizleri temizlenip, turizme kazandırılması için mart ayında çalışma başlatıldı. 2 dehlizin bulunduğu kalede başlatılan temizlik çalışmasında sona gelindi. Dehliz temizleme çalışmaları sırasında Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait sikke, çömlek ve gülleler bulundu. İlk dehlizde 26 metre derinliğe inilirken, ikinci dehlizde ise 230 metre derinliğe inildi. Dibinde su kuyusu bulunan kalede çalışmalar sürerken, Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı bölgede incelemede bulundu.

Ünye Kalesi’nin dehlizlerinde sikke, çömlek ve gülleler bulundu


Ünye Kalesi’nin turizme kazandırılması amacıyla yapılan çalışmaların devam edeceğini belirten Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, “Tarihi Ünye Kalesi ile ilgili çeşitli rivayetler konuşuldu. Dehlizlerle ilgili zaman zaman izinsiz kazı çalışmaları da yürütülmüştü. Son zamanlarda, Kültür Bakanlığı’nın çalışmalarıyla birlikte Ordu Valiliği ile Ünye Belediyesi olarak bizler de devreye girdik. Bu alanın turizme kazandırılması gayreti içindeyiz.

Ünye Kalesi’nin dehlizlerinde sikke, çömlek ve gülleler bulundu


Dehlizlerle ilgili rivayetlerin gerçeğe dönüşmesi amacıyla Ordu Valiliği’nin destekleriyle dehliz temizleme çalışmaları yürüttük. Bir yıla yakın süren çalışmalar sonucunda ilk dehlizimizde 26 metre, ikinci dehlizimizde 230 metre derinliğe ulaştık. 26 metrelik dehlizin geçmiş yıllarda tahıl ambarı veya depo olarak kullanıldığını tahmin ediyoruz. İkinci büyük dehlizin dibinde ise etrafı sıralı taşlarla çevrili kuyu bulundu" dedi.
Ünye Kalesi’nin dehlizlerinde sikke, çömlek ve gülleler bulundu


Temizleme çalışmaları sırasında kemik kalıntılarının yanı sıra Fatih Sultan Mehmet döneminde ait bir adet sikke ve çömlek kalıntılarına rastlanıldığını açıklayan Tavlı, "Yine 12’nci ve 13’üncü yüzyıl olan Selçuklu dönemine ait sırlı seramik ve çömlek kalıntılarına rastlanıldı. O döneme ait bir adet anahtar ve üç adet su kabı da bulundu. Kale içerisinde bulunan tarihi eserler korumaya ve incelemeye alındı. Turizme yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından Ünye Kalesi’ni turizme kazandıracağız” diye konuştu.



çay sohbetimiz.png
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Bayburt Kalesi'nde tarihi kalıntı ve eserlere ulaşıldı

.
Türkiye'nin en büyük 3'üncü kalesi olma özelliği taşıyan kalede, 3 yıldır süren çalışmalarda; 1'inci Justinianus dönemine tarihlenen 2 sarnıç yapı ile 11'inci yüzyıla tarihlenen kilisenin plan özelliklerinin yanı sıra Roma ve Osmanlı dönemine ait çok sayıda keramik eser, ok ucu ve pipo bulundu. Sarnıçlar ve kilise ile 1 konut gün yüzüne çıkarıldı. Kale ve çevresinde han, hamam, cami ve bedesten gibi eserlerin çıkarılması için sürdürülen çalışmalarda bölgeden, 19 envanterlik, 44 etütlük eser ve 100 buluntuya ulaşıldı. Çıkarılan eserler sınıflandırıldıktan sonra kale önünde yapılacak olan müzede sergilenecek.

Bayburt Kalesinde tarihi kalıntı ve eserlere ulaşıldı


Bayburt Kalesi hakkında bilgi veren tarihçiGültekin Yılmaz, "Surları 30 metreye kadar yükselen, müstahkem yalçın kayalıklarının üzerine kondurulmuş oldukça korunaklı bir kaledir. Kalenin Urartular tarafından milattan önce 800 yıllarında yapıldığı düşünülmekte.
 

Metal

Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.
Süper Moderatör
Katılım
26 Tem 2020
Mesajlar
857
Beğeni
3,145
Puanları
93
@Mal bulanındır usta. Ünye kalesi son resimde görülen dehlize (yaklaşık 20 yıl önce) birkaç basamak inmisligim var. :) Basamaklar eridiği için hiç yokmuş gibi olmuş ve yosunlu. Eğimi 80 derece var nerdeyse. bir kaydın mı artık aşağı sektire sektire inersin...😁
Bildiğin su kuyusu gibi dusun. Hergelen bir taş atmis yillarca dolmus. Dibindekiler de dilek parası filan heralde.🤫
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
@Mal bulanındır usta. Ünye kalesi son resimde görülen dehlize (yaklaşık 20 yıl önce) birkaç basamak inmisligim var. :) Basamaklar eridiği için hiç yokmuş gibi olmuş ve yosunlu. Eğimi 80 derece var nerdeyse. bir kaydın mı artık aşağı sektire sektire inersin...😁
Bildiğin su kuyusu gibi dusun. Hergelen bir taş atmis yillarca dolmus. Dibindekiler de dilek parası filan heralde.🤫
dilek parasini yiyiim onlarin
toplayakda accukda biz dilek tutak
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Türkiye’nin En Görkemli Kaleleri

Zilkale-Rize

Zilkale
, Çamlıhemşin’in 15 km güneyinde, Fırtına Deresi’nin batı yamaçları üzerine kuruludur. Kale; dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelir.



Kale içerisinde üç önemli yapı bulunur. Bunlar muhafız binası, şapel ve baş kuledir. Kulenin dört katlı olduğu, duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır.



Zil Kale’nin bölgedeki pek çok kale gibi hem yörede hem de İspir’e ulaşan önemli bir Orta Çağ kervan yolu üzerinde güvenliği sağladığı bilinmektedir.

Tarihin Tanıkları Medreseler

Tarihin Tanıkları Medreseler
Tarihin Tanıkları Hanlar

Tarihin Tanıkları Hanlar
Tarihin Tanıkları Çeşmeler

Tarihin Tanıkları Çeşmeler
Tarihin Tanıkları Antik Tiyatrolar

Tarihin Tanıkları Antik Tiyatrolar



Kilitbahir Kalesi-Çanakkale

Kilitbahir Kalesi
1462-1463 yıllarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Havadan görünümü yonca yaprağına benzetilen kalenin isminin “Denizin Kilidi” anlamında Kilid-ül Bahir olduğu bilinmektedir.



Kale-i Sultaniye’nin tam karşısında bir tepenin eteğinde kurulmuştur. Yapı, dış kale, iç kale ve ana kule olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır.



Kale tümüyle kaba yontulmuş taşlarla inşa edilmiştir. Açıklık kısımları kiremit kemerli olup kapı ve pencereler beyaz mermerden yapılmıştır.



Amasya Kalesi

Amasya Kalesi
’nin üzerinde inşa edildiği kaya, denizden 700 metre Yeşilırmak’tan ise 300 metre yüksekte bulunmaktadır.



Kale İçeri Şehir (Hatuniye Mahallesi), Kızlar Sarayı ve Yukarı Kale (Harşena) olmak üzere üç bölümden oluşan Kale, 1075’te Türklerin Amasya’yı fethetmesinden sonra önemli bir onarım görmüştür.



18. yüzyıla kadar kullanılan kale, bu yüzyıldan sonra askeri önemini kaybetmiştir. Kalede sarnıçlar, su depoları, Osmanlı Dönemi’ne ait hamam kalıntıları ve kayaya oyulmuş Pontus Kral Mezarları bulunmaktadır.



Alanya Kalesi-Antalya

Alanya Kalesi
, Anadolu’yu süsleyen yüzlerce kaleden bugün ayakta kalabilmiş ve iyi korunmuş Orta Çağ kalelerinden birisidir. Kale, uzunluğu 6,5 km’yi bulan surları, sayısı 140’ı bulan burçları, içindeki 400’e yakın sarnıcı, görkemli yazıtlı ve bezemeli kapıları ile bir açık hava müzesi görünümündedir.



Selçuklu Dönemi yapısı olan bu kale yonca planlıdır. Mimari özelliklerden dolayı 12. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.



Boyabat Kalesi-Sinop

Boyabat Kalesi
, Gökırmak Vadisi’nde yer alan karşılıklı sarp iki kayalık tepeden biri üzerinde kurulmuştur.



Kale, kayaların doğal yapısına uygun şekilde inşa edilmiştir. Kale bedenleri arasındaki kulelerin bazıları dikdörtgen, bazıları yuvarlak olarak yapılmış olup iç kısmında kulelere çıkan merdivenler yer almaktadır.



Kaleye giriş güneydoğu köşesinden büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük bir kapıdan sağlanmaktadır.



Diyarbakır Kalesi

Surları ve burçları, orijinal ve özgün kültür varlıkları olarak yaşayan Diyarbakır Kalesi, dünya tarihi için hâlâ önemli bir evrensel miras olma özelliğini korumaktadır.



Dünyanın en eski ve en sağlam yapılarından biri olan Diyarbakır Surlarıbirçok türküye, maniye, efsaneye konu olmuştur. Burçları üzerindeki görkemli kabartmaları ve kitabeleriyle dünyanın ender kalelerindendir.



Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’nin yaşamsal iş birliği ve Hevsel Bahçeleri’nin oluşturduğu peyzaj, kentin ve bahçelerin binlerce yıldır kesintisiz hayat sürmesinde en önemli etkendir.



Güvercinada Kalesi- Aydın

Güvercinada Kalesi
, Kuşadası Körfezi’nin ağzında limanı koruyan bir konumda yapılmıştır.



Güvercinada üzerinde, Barbaros Hayrettin Paşa tarafından yaptırılan bir iç kale ve İlyas Ağa tarafından yaptırılan surlar yer almaktadır. Bu surlar Mora İsyanı sırasında adalardan ve denizden gelebilecek saldırıları önleyebilmek için yaptırılmıştır.



Mamure Kalesi- Mersin

Mamure Kalesi
, Akdeniz kıyı şeridinde bulunan günümüze kadar ulaşabilmiş Türkiye’nin en büyük kalelerinden biridir. Kale üç bölümden oluşmaktadır. Yüksek duvarlarla ayrılmış doğudaki iç avlu, batıdaki dış kale ve bunların güneyindeki kayalıklar üzerine inşa edilmiş iç kaleden oluşmaktadır.



Mamure Kalesi Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı Dönemleri ’ne ait izleri taşıması nedeniyle Türkiye’de bulunan kaleler arasında önemli bir yere sahiptir.



Bodrum Kalesi-Muğla

Bodrum Kalesi
, 1406-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından, üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerinde inşa edilmiştir. Kalenin yapımında, depremde yıkılmış olan dünyanın yedi harikasından biri sayılan Mausoleion’un taşları kullanılmıştır. Kalede, Fransız, İtalyan, İngiliz, Alman ve İspanyol (Yılanlı) Kuleleri bulunmaktadır.



Günümüzde Bodrum Kalesi içinde,Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi yer almaktadır. Ülkemizin tek, dünyanın ise en önemli sualtı arkeoloji müzelerinden biridir. 1995 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi yarışmasında “Özel Övgü” ödülünü almış olan müzede, sualtı kazı ve araştırmalarından gelen eserlerin yanı sıra Bodrum ve çevresindeki kazı ve araştırmalardan ele geçen eserler de sergilenmektedir.



Rumkale-Gaziantep

Rumkale
, Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek yer almaktadır.



Roma döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle, bu yerleşim yeri Hıristiyanlık tarihinde önemli bir rol oynamaktadır.



Tirebolu Kalesi- Giresun

Tirebolu Kalesi
, Tirebolu ilçe merkezinde, denize doğru uzanmış bir yarımadanın üzerinde yer alır. Kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber M.Ö. 15. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.



Kalenin içerisinde bazı binalara ait temeller vardır. Bunların başında güney duvarı içerisine oyularak yapılmış bir mescit mihrabı ve bu mescide ait duvar temelleri bulunmaktadır.



Uçhisar Kalesi-Nevşehir

Uçhisar Kalesi
, Kapadokya’nın zirve noktasıdır. Kapadokya’nın her yerinden görülen en büyük ve en güzel peribacasıdır. Kalenin zirvesi Kapadokya’nın kuşbakışı görüleceği tek yerdir.



Kalenin zirvesinde çok sayıda oyma küp, oyma mezar ve büyük sarnıç bulunmaktadır. Kaleden kuzeye doğru aşağılara bakınca Cevizli peribacalarını, batıda Nevşehir’i ve Oylu Dağı’nı, kalenin hemen önünde yeni Uçhisar’ı, güneybatıda uzaklarda Hasan Dağı zirvesini görebilirsiniz.



Hoşap Kalesi- Van

Hoşap Kalesi,
Hoşap Suyu’nun kuzeybatısında sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşmaktadır. Geçmişi Urartu Devleti’ne kadar uzanan kale, Osmanlı Devleti'ne tabi Mahmudi Beylerinin yaptırdığı şekliyle günümüze ulaşmıştır.



19. yüzyıl ortalarında terkedilmiş olan kale, içerisindeki yapılarıyla günümüze büyük ölçüde sağlam olarak gelmiştir. Bu nedenle bölgenin dikkat çeken sembol yapılarından birisidir.
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Prof. Yalçın, 2013 yılında verdiği mülakatta 'uluslararası bilim camiasının kazı sonuçlarını beklediğini' ileri sürmüştü. Ancak o çalışmalar bir gece hırsızların kalenin içindeki kazı deposunu soymasıyla sekteye uğradı.

2 yıllık kazı çalışması sonucunda bulunan 661 eser ortadan kayboldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 7 Şubat 2015 gecesi Yoros Kalesi arkeolojik kazılarına ait kazı deposunun kapısının mühürü ve kilidi kırıldı. Bu durum ertesi gün kazı bekçisi tarafından bildirildi. Daha önce 2010 yılında da kalenin Bizans dönemine ait mermer kitabesi çalınmış, bir evin ahırında gömülü olarak bulunmuştu.
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
bak seeenn 60.000 akçe ve 850 sikke bulunan yere bak
Aslında bir kale değil kale-kent
Aslında bir kale değil kale-kent

.


.







60 BİN OSMANLI AKÇESİ BULUNDU
Son yıllardaki kazılarda ortaya çıkarılan sokak dokusuyla bu Ortaçağ Türk kenti hakkında değerli bilgiler ediniyoruz. Şehir surlarının dışındaki Yelli (Kepez) ile birlikte Karapaşa Medresesi, Orman Tekkesi ve diğer zaviyeler sayesinde Beçin’in Menteşe Beyliği’nin ilim merkezi haline getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Beçin’deki kazı çalışmaları sırasında Mültezim Evi ve Sofuhane’de 60 bin Osmanlı akçesi ve 850’ye yakın Avrupa kökenli paradan oluşan define bulundu. Bu da tarihimizi ve zenginliklerimizi tanımamız açısından oldukça önemli oldu. Beçin’de kazılar sürdükçe eminim daha da fazla eser açığa çıkarılacak.
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
çay sohbetimiz.png

Kaleler ve Kuleler

1) ERZURUM MERKEZ

Erzurum Kalesi İç Kale;
Yeri; Erzurum İli, Yakutiye İlçesi Mirzamehmet Mahallesinde, şehre hakim bir tepe üzerinde yer almaktadır.
Tarihçe; Bugünkü şehir MS 415-422 yılları arasında Theodosios tarafından kurulmuştur. Kalenin tarihi şehrin kuruluşuna dayandırılmaktadır. Kale 502 ve 530 yıllarında Belisairos, 756 yılında Halife El Mansur Ebu Cafer tarafından ciddi bir şekilde onarılmıştır. 840 yılında harap olan kale, 922’de Bizanslılar (Doğu Roma) tarafından onarılarak bazı ilaveler yapılmıştır. Saltuklular tarafından 1124-1132 yıllarında Tepsi Minare eklenmiştir. 1201’ de Rükneddin Süleyman Şah kaleyi onartmıştır. 1385’te Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında el değiştiren kale 1514 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman I. Ve II. İran Seferleri sırasında kalede onarımlar yaptırmıştır. İç Kaleye 1552-1553 yıllarında kışlalar eklenmiştir. 1554 yılında yine Kanuni sultan Süleyman tarafından onartılan kale XVIII. yüzyılda Ruslar tarafından işgal edilerek bir kısmı yıkılmıştır. Bu dönemde şehrin savunması amacıyla çevreye tabyalar yaptırılmıştır. Kalede kitabe mevcut değildir.
Plan ve Mimari Özellikleri; Doğu-batı doğrultusunda şehre hakim bir tepe üzerine kurulan içkale dikdörtgen bir plana sahiptir. Kaleye yuvarlak kemerli bir kapı ile girilmektedir. Bu bölümde küçük bir hamam ve bu yapıya ait üst örtüleri yıkık birimler bulunmaktadır. Kalede 1960 yılına kadar bir takım yapılar bulunmakta iken sonraki onarımlarda bu birimler kaldırılmış, günümüzde sadece Kale Mescidi ve Tepsi Minare kalmıştır. Kalenin kuzeybatısında sekizgen, güneydoğusunda yedigen olmak üzere kuleleri bulunmaktadır. Her iki kulenin de içi yıkılmıştır. Kale dışarıdan üçgen şeklinde on dört dayanak payandası ile desteklenmektedir. Kalenin güney cephesinde sivri kemerli kitabeli bir de çeşmesi bulunmaktadır.
Kalenin biri güneybatıda, diğeri kuzeybatı köşede olmak üzere iki girişi daha vardır. Güneybatı girişi sonradan kapatılmıştır. Doğu cephesinin 400 metre ilerisindeki surlar Tebriz Kapıya kadar uzanan surların başlangıcıdır. Kalenin duvarlarında zaman içerisinde geçirdiği onarımların izlerini taşıyan farklı taş işçiliği görülmektedir. Genel olarak içte ve dışta düzgün kesme taş, duvar içerisinde dolgu kullanılmıştır.
İç kale günümüzde iyi durumda olup içerisinde Erzurum Müzesi tarafından yürütülen kazı çalışmaları devam etmektedir.
Sur Kapıları: Günümüze ulaşamayan Erzurum sur kapılarının bulunduğu mevkiler kapıların ismi ile anılmaktadır.
Erzincan Kapı; Günümüzde Cumhuriyet Caddesi üzerinde Erzincan Çarşı mevkiinde idi.
Gürcü Kapı; Şehrin kuzey kesiminde Gürcükapı Cami civarında İş Bankası ile Buğday Halinin bulunduğu yere açılıyordu.
Tebriz Kapı; Kale Kapısı şeklinde anılmakta idi. Bu kapı Çifte Minareli Medrese ile Ebu İshak Kazuruni Türbesi arasında idi.
Yeni Kapı; Erzurum Kalesinin ikinci surunda açılan bu kapı, Eski Merkez Kumandanlığı ile kışla ve ambarların kapılarının açıldığı meydandaydı. Günümüzde Yeni Kapıdan hiç bir iz kalmamıştır. Sadece kaynaklarda anlatılan bilgiler ışığında tanımlanabilmektedir.
Bu kapıların dışında 1865-1877 yılları arasında savunma amaçlı dört kapı daha inşa edilmiştir. Harput Kapı dışında İstanbul Kapı, Kavak Kapı ve Kars Kapı kısmen günümüze gelebilmiştir.
Erzurum Kalesi, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş ve Erzurum KTVKK’nun 17.12.1993 tarih ve 601 sayılı kararı ile de sit sınırı belirlenmiştir.
Erzurum Kalesine Ait Sur Kalıntısı;
Merkez Yakutiye İlçesi, Camiikebir Mahallesinde yer alan sur kalıntıları, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 15.07.1972 tarih ve 6518 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Ebu İshak Türbesinin bulunduğu burçtan başlayıp, kalenin güneydoğu köşesine doğru devam eden kale surları restore edilmiş, sağlam durumdadır.
Güngörmez Kalesi;
Erzurum İli, Merkez Yakutiye İlçesine bağlı Güngörmez Mahallesinde yer almaktadır. Kale Erzurum KTVKK’nun 24.12.2009 tarih ve 1534 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Pir Ali Baba Kalesi;
Erzurum KTVKK’ nun 28.08.2012 tarih ve 407 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen ve Erzurum’un 8 km güneybatısında bulunan Tepeköy sınırları içerisinde yer alan kale, Erzurum’un güneybatısından gelen doğal yolun üzerindeki son savunma noktasıdır. Aynı zamanda Palandöken Dağı’nın eteğinde yer alan kale Erzurum Ovasına hakim bir konumdadır. Kale muhtemelen Tunç Çağında yapılmış ve Demir Çağı’nda da kullanılmıştır. Kalenin de ismini aldığı Pirali Baba Türbesi kalenin iç kısmında yer almaktadır.
Değirmen Tepesi Kalesi;
Erzurum İli, Merkez Yakutiye İlçesine bağlı Çayırtepe Mahallesinde yer almaktadır. Kale Erzurum KTVKK’nun 27.09.2013 tarih ve 925 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kale Kalıntısı;
Erzurum İli, Merkez Yakutiye İlçesine bağlı Akdağ Mahallesinde yer almaktadır. Kale Erzurum KTVKK’nun 21.11.2014 tarih ve 1406 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kale ve Yerleşim Alanı;
Erzurum İli, Merkez Yakutiye İlçesine bağlı Kırkgöze Mahallesinde yer almaktadır. Kale Erzurum KTVKK’nun 21.11.2014 tarih ve 1408 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

2) AŞKALE İLÇESİ

Kale Kalıntısı (Tokça Kalesi);
Erzurum İli, Aşkale İlçesi’nin 40 km. güneyinde yer alan Tokça Köyü sınırları içinde, köye hâkim bir tepe üzerinde yer almaktadır.
Tarihçesi: Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kale köyün güneyinde bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Tepenin köye bakan kısmında kale duvarlarına ait kalıntılar bulunmaktadır. Ancak kalıntılardan kalenin nasıl bir plana sahip olduğu anlaşılamamaktadır. Tepe üzerinde üç sıra halinde kademelenme görülmektedir. En üst kısımda kayalar olup alt kısımda iki sıra halinde duvar izleri görülmektedir. Kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla duvarlar farklı boyuttaki moloz taşların harçsız olarak üst üste konmasıyla oluşturulmuştur. Bu uygulama İlkçağ kalelerinde karşımıza çıkan bir özelliktir.
Kale, Erzurum KTVKK’nun 22.08.2013 tarih ve 871 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Urartu Kale Kalıntısı (Küçükgeçit Kalesi);
Erzurum İli, Aşkale İlçesi’nin 17 km. doğusunda bulunan Küçükgeçit (Küçük Çağdarış) Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köyün, kuzeyinden; Çağdarış Çayı, güneyinden; Karasu Nehri, doğusundan; Serçeme Deresi akmaktadır. Bu sular köyün batısında birleşerek Fırat Nehri’nin bir kolu olan Karasu’yu oluşturur. Köyün güneyinde; Çeçendağları üzerinde bulunan Kemerkaya Tepesi, kuzeyinde; Küçükgeçit Kalesi yer almaktadır. Köyün yerleştiği alan suların birleştiği bir kavşak noktasıdır. Köyün içinden demiryolu, güneyinden ve kuzeyinden karayolları geçmektedir. Kale, bugünkü Erzurum-Aşkale karayoluna 1 km uzaklıkta ve yolun solunda bulunmaktadır.
Tarihçesi: Kale, seramik verisi ve mimari özelliği ile Demir Çağ kalelerinin genel özelliklerini taşımaktadır. Kalede ele geçen seramiklerin İlk Tunç Çağı, Demir Çağı ve Orta Çağ seramikleri olduğu tespit edilmiştir. Yerleşme yerinin özellikle doğu yönünde bulunan seramikler dışında kaya tüneli, anıtsal kaya nişi, sarnıç ve depo yapısı ile tipik Urartu yerleşmesidir. Kalenin Osmanlı Döneminde H. 995 M. 1586 yıllarında III. Murat zamanında sağlamlaştırıldığı bilinmektedir.
Plan ve Mimari Özellikleri: Yüksek tepe üzerinde yer alan ve kayalık zeminden yararlanılarak yapıldığı anlaşılan kaleye ait sur duvarlarına rastlanılmamıştır. Ancak kuzey ve kuzeybatı yönlerde sur temel yatakları mevcuttur. Tepenin kuzey kısmında kayalık alanın oyulması ile oluşturulmuş girişi güneybatıya bakan bir su tüneli bulunmaktadır. Su tünelinin kalenin alt kısmında yer alan akarsuya ulaşmak için yapıldığı düşünülmektedir. Su tüneline 3.15 m. genişliğinde, 3.20 m. yüksekliğindeki açıklıktan girilmektedir. Tünelin içine girildikçe genişlik ve yükseklik artmaktadır. Tünele inişi sağlayan merdiven, 0.35 m. genişliğinde, 0.20 m. yüksekliğe sahip basamaklardan oluşmaktadır. Merdivenden yaklaşık 31.00 m. aşağıya inilmektedir.
Su tünelinden doğuya doğru gidildikçe tepenin üst kısmında yer alan sarnıç kare planlı olup 2.50 x 2.50 m. ölçülerinde ve 3.20 m. derinliğindedir. Ana kayanın oyulmasıyla yapılmış sarnıç, kalenin su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır.
Sarnıcın doğusunda 1.30 x 1.30 m. ölçülerinde 2.30 m. derinliğe sahip ana kayaya oyulmuş depo olarak kullanılan bir kuyu daha bulunmaktadır. Ayrıca bu kuyuya bitişik 5.00 m. derinlikte 1.50 m. çapında bir kuyu daha mevcuttur.
Kayalık alanın güney yönünde, yürüme zemininden biraz yükseğe 0.80 x 2.15 x 1.90 m. ölçülerinde anıtsal bir niş kayaya oyulmuştur. Ön kısmında düz bir alan oluşturulan nişin, açık hava kült alanı olduğu söylenebilir.
Kale, Erzurum KTVKK’nun 26.10.2016 tarih ve 2378 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.


3) HINIS İLÇESİ

Kazancı (Kurt) Kalesi;
Hınıs İlçe’sinin 22 km kuzeybatısında bulunan kale, Kazancı Mahallesinin yaklaşık 1 km kuzeydoğusunda yer almakta olup Erzurum KTVKK’nun 27.06.1990 tarih ve 240 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 2650m rakımda bulunan kale Doğu Anadolu’nun en yüksek kalelerinden birisidir. Tepenin kısmen düzleştirilmesiyle ve kısmen de doğal yapısına uydurularak inşa edilmiştir. Sur duvarlarının 2 metreye varan kısımları günümüzde ayaktadır. Sur duvarları ve iç mekân yapıları taştan, harçsız ve kuru duvar tekniği ile yapılmıştır. Kale yapısal özelliği ile bölgedeki Tunç Çağı Kaleleri ile benzer özellikler göstermesinden dolayı Tunç Çağına tarihlenmektedir.
Hınıs Kalesi;
Kale, Hınıs İlçesi, Merkez Bahçemallesi, Kocasu Çayının güneyinde yer almaktadır. Hakim bir tepe üzerinde yer alan kalenin kitabesi bulunmamaktadır. Bu yüzden kesin yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Büyük çoğunluğu yıkılmış olan kale, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 11.02.1977 gün ve A-312 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Kalenin doğu kısmındaki duvarlarının sağlam olduğu, diğer yönlerde de yer yer sur duvarlarının temel izleri mevcuttur. Ancak kalenin büyük bölümü yıkılmış ve yok olmuş harabe durumdadır.

4) HORASAN İLÇESİ

Gökçe Gözetleme Kalesi;
Erzurum İli, Horasan İlçesinin 19 km kuzeyindeki Hızırilyas Mahallesinde yer alan kale Erzurum KVKK’nun 20.12.2013 tarih ve 1003 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Bulunduğu tepenin yapısına uydurularak inşa edilen kale önünden geçen tarihi yolu ve vadiyi kontrol altında tutmaktadır. Kiklopik teknikte inşa edilen kale, küçük bir gözetleme kulesi durumundadır. 1-2 metre arasında değişen büyük taşlardan yapılan sur duvarlarının yer yer 1.5-2 metrelik kısmı ayakta kalmayı başarmıştır. Kalenin bulunduğu tepenin hemen altındaki iki küçük tepede de kaleyle bağlantılı olduğu düşünülen yerleşme kalıntıları görülmektedir. Kalenin kuzeybatısında da bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bölgedeki Orta Çağ Kaleleri ile aynı özellikler göstermesinden dolayı bu çağa tarihlendirilmektedir.
Kale Kalıntısı;
Erzurum İli, Horasan İlçesi, Yeşilöz-Velibaba-Yaylacık Mahalleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Kale Erzurum KTVKK’nun 20.02.2015 tarih ve 1560 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kale Kalıntısı;
Erzurum İli, Horasan İlçesi, Tavşancık Mahallesinin yaklaşık 2.5 km güney batısında yer almaktadır. Horasan-Karakurt yolunun 18.km bulunan kale kayalık bir alan üzerine kurulmuştur. Kale kalıntısı Aras Vadisine hakim bir yerde olup çevre yolları kontrol altında tutabilecek stratejik bir konumda yapılmıştır. Kale Erzurum KTVKK’nun 17.06.2015 tarih ve 1723 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Yörükaltı Kale Kalıntısı;
Erzurum İli, Horasan İlçesinin 21 km kuzeybatısındaki Yörükatlı köyünün 1 km kuzeyinde yer almaktadır. Kuzeybatısında bir dere bulunan kale kuzey-güney doğrultuludur. Kalınlığı 1-2 metre arasında değişen ve ana kaya üzerine yapılmış bazı duvarları mevcuttur. Kale Erzurum KTVKK’nun 09.12.2016 tarih ve 2462 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir

5) İSPİR İLÇESİ

İspir Kalesi;
Kale ilçe merkezinde yer almaktadır. İlçenin ismiyle anılan kale çok kez onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Kalamin son onarımı sırasında nehirden toplanan taşlardan yapılan alt kısmının üzeri kesme taşlarla örülmüştür. Duvar yapısından anlaşıldığına göre ilk yapıldığı dönemde moloz taşlarından oluşan kale yıkıldıktan sonra tamamen sökülmeyip ayakta kalan duvar kalıntılarının üzerine yeniden yapılmıştır.
Erzurum Kalesinde olduğu gibi İspir Kalesinde de mescit ve kule yapımı söz konusudur. İspir Kale Mescidinin minaresi aynı zamanda gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Kalenin içerisinde bir tane şapel kalıntısı mevcuttur. Tamamen yıkılan şapelin duvarlarından ayakta kalan kısımları bulunmaktadır. Kalenin kitabesi bulunmadığından dolayı kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Özellikle Orta Çağ ve sonrasında yoğun olarak kullanılan kale Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 10.03.1973 tarih ve A1003 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Pısırık Kalesi (Araköy Kalesi);
Erzurum İli, İspir İlçesinde bulunan kale 2457 metre rakımda yer almaktadır. Doğu-batı doğrultulu olan kale, Ovacık çukurunu tamamen kontrol altında tutmakta olup stratejik açıdan önemli bir konumda kurulmuştur. Bölgedeki en yüksek Orta Çağ kalelerinden bir tanesidir. Sur duvarlarında Horasan harcı kullanılmıştır. Sur duvarları “kurtin” ve “bastiyonlarla” güçlendirilmiştir. Güneydoğusunda küçük bir dere bulunan kalenin duvar kalınlığı 1.70 metre, ayakta kalan duvar yüksekliği 2.55 metre ile 3 metre arasında değişmektedir. Taşların ön ve arka kısımları kabaca düzleştirilmiştir. Orta kısmı ise küçük taşlar ve horsan harcıyla doldurulmuştur. Kalenin içinde mimari kalıntılar mevcuttur. Kalenin güney doğusundaki sur duvarları ana kayaya oturtulmuştur. Kale Erzurum KTVKK’nun 15.06.2007 tarih ve 662 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Gözetleme Kulesi;
Erzurum İli, İspir İlçesi, İkisu Mahallesinde yer alan gözetleme kulesi, arazi yapısına bağlı olarak kayalığın üst kısmına, Çoruh Vadisine hakim bir noktada yapılmıştır. Kale Erzurum KTVKK’nun 13.11.2008 tarih ve 1098 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kale Kalıntısı;
Erzurum İli, İspir İlçesi, Özlüce Mahallesi sınırları içerisinde yer alan kale kalıntısı, Erzurum KTVKK’nun 25.12.2008 tarih ve 1157 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

6) PAZARYOLU İLÇESİ

Pazaryolu Laleli Kalesi;
Kale, Pazaryolu İlçesi’nin 30 km. batısında Laleli Mahallesinin 2 km. kuzeydoğusunda yer almaktadır. Kalenin kuzeybatısından ve güneydoğusundan Çoruh nehri geçmektedir. Çoruh Nehri’ne en yakın kalelerden biridir. 1380 m. yüksekliğindeki kalenin kuzeyinden İspir-Bayburt karayolu geçmektedir. Laleli Mahallesi 124 ada, 36 nolu parselde yer alan Kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24.11.2011 gün ve 41 sayılı kararı ile tescil edilerek 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir. Üzerinde yer aldığı ovaya hâkim bir konumda bulunan Kalenin kuzeyinde moloz taş örgü sistemi ile oluşturulan Orta Çağ dönemine ait duvarlar vardır. Bu duvarlar büyük oranda tahrip edilmiştir. Sur duvarlarının ana kayaya yakın kısımlarında duvar kalıntıları bulunmaktadır. Kalenin üzerine oturduğu ana kayanın yüksekliği yaklaşık 30 m. kadardır. Yapılan ilk incelemelerde bol miktarda Orta Çağ’dan başlayıp Erken Demir Çağ’a kadar uzanan keramikler bulunmuştur.

7) TEKMAN İLÇESİ

Gündamı Kale Kalıntısı;
Tekman İlçesinin 6 km. doğusundaki Gündamı Mahallesinin 2 km. doğusunda, 343 nolu parselde yer almaktadır. Vadinin kuzey sırtına dayanan kalenin doğusu, batısı ve güneyi uçurumlarla çevrilidir. Kaleye ait sur duvarları tamamen tahrip olmuş sadece temel izlerinden takip edilebilmektedir. Girişi kuzey yönde bulunan kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.01.2015 gün ve 1484 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kuzey tarafı surlarla çevrili olan kalenin mimari ve keramik verileri Orta Çağ’ a aittir.
Kale Kalıntısı;
Tekman İlçesi merkez Vatan Mahallesinin 2 km. kuzeydoğusunda yer almaktadır. Girişi güneydoğu yönde bulunan kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 23.03.2012 gün ve 187 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kale ve civarındaki yerleşim yerinin mimari ve keramik verileri Orta Çağ’ a aittir.

8) KARAÇOBAN İLÇESİ

Karaçoban Bozyar Kalesi̇;
Karaçoban İlçesi, Bozyar Mahallesi, Tungal Mezrası, Kaletepe Mevkiinde yer almaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.12.2006 gün ve 470 sayılı kararı ile tescil edilmiş, 1. Derece Arkeolojik Sit olarak sınırları tespit edilmiştir. Ovaya hakim konumda ve tepenin zirve noktasında inşa edilmiştir. Sur duvarları tamamen tahrip olmuş ancak temel izleri yer yer mevcuttur. Bazalt taşlardan yapılan kalenin kesin yapım tarihi bilinmemektedir.
Karaçoban Zernak Tepe (Kuşluca) Kalesi;Kale, Karaçoban İlçesinin 23 km. güneybatısında, Hınıs Ovasının güneyinde, Kuşluca Mahallesini yaklaşık 2 km. batısında yer almaktadır. Malazgirt Ovasının en yüksek noktasında yer alan kale, Karaçoban İlçesinin en önemli tarihi yapısıdır. Yapımı ve tarihi konusunda net bir bilgiye ulaşılamamış olan kale ilk olarak demir çağında yapılmış, Bizanslılar döneminde tekrar inşa edilerek, Malazgirt savaşında kullanılmıştır. Kale en son 1134 yıllında Muş beylerinden Alaaddin Paşa tarafından tekrar inşa edilerek kullanılmıştır. Kale, yaşanan savaşlardan ve işgallerden dolayı günümüze oldukça tahrip bir şekilde ulaşmıştır. Girişi güneybatı yönde yer alan kale, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18.08.2017 gün ve 2774 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kale içinde Demir Çağ’ına kadar uzanan mimari kalıntılar bulunmaktadır. Kale surlarının büyük bölümü tahrip olmuş sadece temel kalıntıları mevcuttur. Kalenin güney taraftaki sur duvarları yer yer koruna gelmiştir. Güney taraftaki sur duvarları iç sur ve dış sur olmak üzere ikili sur şeklinde dizayn edilmiştir. Sur duvarları düzgün olmayan moloz taşlardan yapılmış ve horasan harcı kullanılmıştır.

9) PASİNLER İLÇESİ

Kuzugöl Kalesi;
Pasinler İlçesinin 22 km. batısındaki Küçüktüy Mahallesinin yaklaşık 1 km kuzeyindeki Kuzugöl Tepe Mevkii'nde yer almaktadır. Kadastro harici alanda yer alan kale, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.08.2014 gün ve 1268 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Dikdörtgen planlı kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber mimari özellikleri ve seramik yapısı kalenin Demir Çağ'ında yapılmış olabileceğini göstermektedir. Düzgün olmayan polygonal taşlardan yapılmış kalenin büyük bölümü tahrip olmuş durumdadır.
Timar Kalesi;
Pasinler İlçe Merkezine 11 km uzaklıktaki Timar Mahallesinin 500 metre doğusunda, Timar Yaylasına giden yol kenarında yer almaktadır. Bir kısmı 351ve 347 nolu parselde bir kısmı ise kadastro harici alanda yer alan kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.10.2016 gün ve 2383 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kale 65 metre uzunluğunda 33 metre genişliğinde olup, dikdörtgen planlıdır. Kale oldukça tahrip olmuş, günümüze herhangi bir sur duvar kalıntısı gelmemiştir. Sur duvarlarının sadece temel kısımları günümüze koruna gelmiştir. Kale içerisinde yer yer 3 ya da 4 sıra yüksekliğinde korunan mimari temel izleri koruna gelmiştir. Kesin yapım tarihi bilinmemekte olup, mimari özellikleri ve seramik yapısı kalenin Demir Çağ'ında yapılmış olabileceğini göstermektedir.
Kaptır Kale;
Pasinler İlçe Merkezine 16 km uzaklıktaki Taşlıyurt Mahallesinin yaklaşık 2,5 km güneyinde, Köprüköy-Karayazı devlet yolunun hemen kenarındaki yüksek bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kadastro harici alanda yer alan kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.08.2016 gün ve 2285 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş ve korunma alanı belirlenmiştir. Büyük bölümü tahrip olmuş olan kaleden günümüze bir kaç noktada var olan duvar temel kalıntıları koruna gelmiştir. Kesin yapım tarihi bilinmemekte olup, yüzeyde bulunan seramik yapısı kalenin Orta Çağ'da yapılmış olabileceğini göstermektedir.
Karakale Kalesi;
Pasinler İlçesinin 29 km. kuzeyindeki Karakale Mahallesinin kuzeyinde yer almaktadır. Kargapazarı Dağlarının eteğine kurulmuştur. Doğal bir tepe üzerine kurulmuş olan kale 2398 m. rakımda yer almaktadır. Karakale Mahallesi, 106 pafta 3 nolu parselde yer alan kale Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09.03.2002 gün ve 1220 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kalenin doğu ve batı yönde tespit edilmiş iki kapısı bulunmaktadır. Kalenin kiklopik teknikle yapılmış olan sur duvarlarının büyük bölümü günümüze sağlam gelmiştir. Duvar kalınlığı 2.70 m. olan sur duvarlarının dış kısmı düzeltilmiş büyük taşlardan yapılmış olup, orta ve arka kısmı ise daha küçük taşlardan yapılmıştır. Kalenin iç kısmında mimari yapılar belirginliğini korumaktadır. Kale doğu- batı yönde oluşturulmuştur. Kesin yapım tarihi bilinmemekte olup, yüzeyde bulunan seramik yapısı ve mimari yapısı kalenin Orta Demir Çağ'da yapılmış olabileceğini göstermektedir.
Pasinler Kalesi (Hasan Kale);
Erzurum'un 39 km. doğusunda bulunan Pasinler İlçe merkezinin kuzeyinde bulunan Hasanbaba Dağının ovaya hakim noktası üzerinde deniz seviyesinden 1740 m. yükseklikte yer almaktadır. Kale, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.07.1978 gün ve A-1218 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tescillenerek, korunma alanı belirlenmiştir. Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.12.2014 gün ve 1456 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit olarak değiştirilmiş, ayrıca geçiş dönemi yapılaşma koşulları belirlenmiştir.
Arkeolojik kaynaklar ve buluntular kalenin Urartu Kralı Menua (M.Ö. 810-786) zamanında kurulduğunu doğrular. 2001 yılında iç kale ve kale dışında Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığında yapılan kazılarda kalenin güney sur duvarında Urartu Kralı Menua dönemine ait yazıt ve Urartu dönemine ait kuzey-güney doğrultulu kiklopik teknikte yapılmış sur duvar izlerine rastlanmıştır. Şemseddin Sami'ye göre Hasankalesi Cenevizlerden kalmadır. Ünlü tarihçi Naima'ya göre Kale Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan tarafından yaptırılmıştır. Erzurum Tarihi isimli eserin yazarı İbrahim Hakkı Konyalı'ya göre ise Kale İlhanlı soyundan Emir Hacı Togay'ın oğlu Hasan Bey tarafından 1336-1339 yılları arasında yaptırılmıştır. Bütün bu bilgiler Kale'nin Urartu Döneminde yapıldığını, tarih boyunca her dönemde yer yer tamir, tahkim ve eklentilerle kullanıldığını ve yerleşim gördüğünü göstermektedir.
İlçenin doğusunda doğal kayalıklara kurulan kale kayalıkların zayıf yerlerinden sur geçirmek suretiyle yapılmıştır. Kale iç ve dış kale olmak üzere iki bölüm halinde yapılmıştır. Dış kale ve kalıntıları büyük oranda tahrip olmuş ve günümüze gelememiştir. Günümüze kesme ve moloz taşlardan yapılan iç kale koruna gelmiştir. Kısa kenarı 80 metre, uzun kenarı 280 metre olan iç kale ikizkenar üçgeni andıran plan yapısına sahiptir.Üç sur kuşağı ile çevrilmiş olan iç kaleye giriş batı yönde bulunan ana kapıdan (Erzurum kapı) sağlanmaktadır. Ayrıca kaleye demir kapı ve gizli kapı olarak adlandırılan kapılardan da giriş sağlanmaktadır. Batı taraftaki Erzurum Kapı'nın iki yanında mazgal pencereler bulunan iki muhafız odası yer almaktadır. İç kaleden gizli bir yol güneydeki Hasankale Çay'ına kadar uzanıyor. Kuşatmalar sırasında buradan gizlice su temin ediliyordu. İç Kale orta kısmı düzgünce tesviye edilerek ihtiyaç duyulan mimari yapılar için gerekli alan oluşturulmuştur. Günümüzde iç kalenin içerisinde çok sayıda mimari yapı temel izleri mevcuttur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde kale tamir ve tahkim edilirken kaleye bir camii eklenmiş, ayrıca 4. Murat döneminde Revan Seferi sırasında kaleye bir köşk yapısı yaptırılmıştır. Ancak camii ve köşk günümüze ulaşamamıştır.


10) OLUR İLÇESİ

Keçili Kalesi (Vank Kalesi);
Olur İlçesi, Keçili Mahallesi, Vatan Mevkii, Vank tepesinin üst noktasında yer almaktadır. Halk arasında Vank Kalesi olarak adlandırılan kale mülkiyeti maliye hazinesine ait 101 ada, 1 nolu parselde bulunmaktadır. Kale Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27/28.04.1988 gün ve 18 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. Kale moloz ve kırma taşlardan inşa edilmiştir. Kale surlarının kuzey-batı ve güney surları yıkılmıştır. Günümüze kale duvarlarının bir kısmı ile kale burcu sağlam gelebilmiştir. Ayakta kalan bu kısımlarda da tahribatlar mevcuttur. Girişi batıdan sağlanan kale kareye yakın bir plana sahiptir. Kale içerisinde ana kayaya oyulmuş bir su sarnıcı ile temel seviyeye kadar yıkılmış küçük ebatlı iki kompleks yapı mevcuttur. Hangi dönemde yapıldığı kesin olarak bilinmeyen kalenin mimari yapısı ve seramik buluntular ışığında Orta Çağ'dan kalma olduğu tahmin edilmektedir.
Aşağı Karacasu Kalesi;
Olur İlçesi, Aşağı Karacasu Mahallesi sınırları içerisindeki yüksek bir dağın tepesinde bulunmaktadır. Aşağı Karacasu Mahallesi 134 ada, 75 nolu parselde yer alan Kale, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14.09.1988 gün ve 103 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. Yine Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.12.2017 gün ve 2939 sayılı kararı ile korunma alanı belirlenmiştir. Küçük boyutlu ve kare planlı olan Kale, moloz ve kırma taşlardan inşa edilmiştir. Kalenin dört duvarının büyük bölümü temel seviyesine kadar yıkılmıştır. Sur duvarı temel izlerinden seçilebilmektedir. Kalenin biri sağlam diğeri büyük oranda yıkılmış iki burcu günümüze kadar gelebilmiştir. Kesin yapım tarihi bilinmemektedir.
Beğendik Gözetleme Kulesi;
Olur İlçesinin 30 km. kuzeydoğusundaki Beğendik Mahallesinin yaklaşık 1,5 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Gözetleme Kulesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.09.2013 gün ve 928 sayılı kararı ile tescil edilerek, yapı grubu 2. grup olarak belirlenmiştir. Herhangi bir sit alanı içerisinde yer almayan kule moloz taş malzemeden yapılmıştır. Vadiye hakim tepe üzerinde bulunan kule 8x6 m. ebatlarındadır. Kule üzerinde toplam 7 adet gözetleme amaçlı mazgal pencere bulunmaktadır. Kule duvarları horasan harcı kullanılarak yapılmıştır. Kulenin kuzey tarafı oldukça fazla tahrip olmuş, güney-batı ve doğu taraftaki duvarlar daha az tahrip olmuştur. Seramik verileri ve mimari yapısı Gözetleme Kulesinin Orta Çağ'dan kalma olduğunu göstermektedir.
Olur Eğlek (Ortiz) Kalesi;
Olur İlçesinin 12 km. güneybatısındaki Eğlek (Ortiz) Mahallesinin yaklaşık 500 metre kadar batısında Kaletepe mevkiinde yer almaktadır. Eğlek Mahallesi 118 ada, 1 nolu parselde kamu orta malı adına kayıtlı alanda yer alan Kale, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28.08.2012 gün ve 410 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Yüksek kayalıkların zirvesinde yer alan kale 8x5 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Kırma moloz taşlardan yapılmış olan kalenin etrafında ikinci bir kale duvar izleri yer almaktadır. Her iki kalenin de mimari teknik açıdan aynı dönemde yapıldığı görülmektedir. Büyük bölümü yıkılmış ve tahrip olmuş olan kalenin mimari teknik ve seramik bulgulara göre Bizans Dönemi'nden kalma olduğu değerlendirilmektedir.
Köprübaşı Gözetleme Kulesi;
Olur İlçesine 6 km. uzaklıktaki Köprübaşı Mahallesi, Kaledibi Mevkiinde yer almaktadır. Köprübaşı Mahallesi, 103 ada 1 nolu parselde, Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan alanda bulunan Gözetleme Kulesi, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.08.2010 gün ve 1939 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. Gözetleme Kulesi, anakaya üzerinde kuzey-güney istikametinde uzanmaktadır. Moloz taş malzeme ve horasan harcı kullanılarak inşa edilmiştir. Kuleye giriş güneybatı cepheden açılan kapı ile sağlanmaktadır. Kulenin doğu tarafında oval şeklinde yüksekçe yapılmış bir iç kule yer almaktadır. Kulenin orta kısmında ise bir hücre bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuş olan kulenin kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Seramik verileri ve mimari tekniği Gözetleme Kulesinin Orta Çağ'dan kalma olduğunu göstermektedir.
Ekinlik Kalesi 1- Olur İlçesinin 23 km. kuzeydoğusundaki Ekinlik Mahallesinin 2 km. kuzeyinde 2256 m. yükseklikte yer almaktadır. Vadiye hakim tepe üzerinde yer almaktadır. Kalenin doğu kısmı hariç diğer tarafları uçurumla çevrilidir. Kale duvarları büyük kesme taşlarla yapılmış, araları harçla örülmüştür. Kalenin iç kısmında oval ve dikdörtgen planlı mimari yapılar gözlenmektedir. Büyük bölümü tahrip olmuş vaziyette olan Kale sur duvarlarının Orta Çağ'dan kalma olduğu tahmin edilmektedir. Ancak Kale çevresi ve içerisinde yer alan seramik parçaları İlk Tunç Çağ, Erken Demir Çağ, Orta Demir Çağ ve Orta Çağ özelliği göstermektedir.
Ekinlik Kalesi 2- Olur İlçesinin 23 km. kuzeydoğusundaki Ekinlik Mahallesinin 1 km. kuzeydoğusunda, Ekinlik-I kalesinin 500 m. kuzeyinde ve 2256 m. yükseklikte yer almaktadır. Kale yüksek bir tepe üzerinde yer almakta ve alt tarafta geçen su kaynaklarını kontrol altında tutmaktadır. Sur duvarlarının bir kısmı ayakta olan kalenin uzunluğu 22 m. genişliği ise 12 m. dir. Sur duvar genişliği 1.20 m. kadar olan Kale, kiklopik teknikle yapılmıştır. Kale içerisinde ve çevresinde çok az sayıda seramik verisine rastlanmıştır. Kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekte olup, seramik verileri Geç Kalkolitik Çağ, İlk Tunç Çağı, Erken Demir Çağ ve Orta Çağ'a aittir.

11) ŞENKAYA İLÇESİ

Bardız Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesinde Bardız Bucağı yakınındaki Bardız Deresi’nde stratejik öneme sahip sarp bir kayalık üzerinde bulunmaktadır. Hiçbir yerinde kitabesi olmayan kalenin Ortaçağ’da yeniden yapılmış olduğu ve bugünkü yapısının Ortaçağ’dan kalma olduğu anlaşılmaktadır. Eviliya Çelebi seyahatinde Bardız kalesine geldiğini ve yapının El-Melik İzz-üd-din yapısı olduğundan bahsetmektedir. İbrahim Hakkı Konyalı ise yapının Saltukoğullarından İzz ed-Din Saltuk tarafından yaptırıldığını kabul etmektedir.
Kalenin ya bizzat İzz ed-Din Saltuk ya da onun büyük veziri Firuz Akay tarafından yaptırdığını öngörmektedir. Bugünkü mevcut kalenin Saltuklular zamanında yapıldığı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde tamirat gördüğü düşünülmektedir.
Kale içten içe yaklaşık 150x75 m. boyutlarında kare planlıdır. Kalenin sur duvarlarının büyük bir kısmı ayaktadır. Burçlar ve burçlar arasındaki kesme taştan yapılmış sur duvarları görülmektedir. Sur ve burçlarda moloz ve kesme taş malzeme, iki ayrı renkte taş alternatif olarak kullanılmıştır. Giriş kapısının olduğu yani güney cephesinin sol köşesinde aşağıdan 5 metre, yukarıdan da 3 metre kadar aşağıda çıkıntı halinde kırımızı bir taşa işlenmiş üç halka halinde örüklü bir motif bulunmaktadır. Bu motif köydeki çeşmelerdeki motiflerin bir benzeridir. Kalenin taşlarının köylüler tarafından sökülerek yapılarda kullandığı anlaşılmaktadır.
10.03.1978 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Turnalı Köyü Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesine bağlı Turnalı Köyünün terk edilen eski yerleşim alanının yaslanmış olduğu sarp tepe üzerinde bulunmaktadır. Kayalık alana göre şekillendirilmiş küçük bir kaledir. Günümüze iki silindir formlu kulesi ve beden duvarlarının bir kısmı ulaşmıştır. Kalenin hangi dönemde yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Kalenin oturtulduğu kayalık alandaki kaya mezarı kalıntılarından Urartu öncesi veya çağdaş bir dönemde yapıldığı söylenebilir.
01.07.2004 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Yanıkkaval Köyü Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesinin Yanıkkaval Köyü sınırları içerisinde yer alır. Kale, küçük yonu taşlarından yapılmış ve ana kayalık zemin üzerine oturtulmuştur. Büyük bir kale olup beden duvarlarının büyük kısmı yıkılmıştır. Beden duvarlarının üst kısmı mevcut olmayan kelenin alt duvarları durmaktadır. Kalenin burç ve kuleleri tespit edilememiştir.
10.03.2006 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Yaymeşe Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesi Yaymeşe Köyünün yaklaşık 1,5 km. kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Kalenin duvarları kyklopik teknikte örülmüş olup alt kısımları günümüze kadar gelebilmiştir. Batı bölümünün altından dere geçen kalenin iç kısmı ağaçlarla kaplanmıştır. Kale ve çevresinde çok az seramik parçasına rastlanmasından dolayı kalenin tarihlendirilmesi yapılamamıştır.
23.08.2006 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Evbakan Köyü Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesi Evbakan Köyü sınırları içerisindedir. Kale köyün 1-1,5 km. batısında bölgeye hakm ve dik bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Kuzey surları kısmen ayakta olan kalenin diğer yönlerindeki duvarları temel seviyesindedir. Yaklaşık 250-300 m. uzunluğunda, 10-15 m. aralıklarla daralıp genişleyen bir form sergilemektedir. Kale içerisinde kayaya oyulmuş sunu alanı ile su sarnıcı bulunmaktadır. Günümüze gelen sur kalıntıları horasan harcından yapılmıştır. Sarnıç ve tepe eteklerinde kaçak kazılar sonucu çıkarılmış öğütme ya da değirmen taşları gibi unsurlar kalenin Ortaçağa ait olduğunu göstermektedir. Kale içerisindeki sunu alanı kale tarihinin Urartu Dönemine kadar gidebileceğini düşündürmektedir.
27.01.2009 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kaletaşı Kale Kalıntısı;
Erzurum İli Şenkaya İlçesi Kireçli Köyü sınırları içindeki Köyüstü Mevkiinde bulunmaktadır. Kaletaşı Tepesi üzerinde yer alan kale kalıntısı 104 ada 1 parseldedir. Kuzey-güney doğrultulu kalenin güney uç kısmında moloz taştan yapılmış kısmen parçalanmış duvar izleri mevcuttur. Kalenin vadi içerisinden geçen ticaret yolu ve çevresini korumak amaçlı küçük bir karakol şeklinde inşa edildiği düşünülmektedir. Kaletaşı tepesinin doğu yamacında yer alan iki adet mağara, kayalık alanın doğu yönünde iç kısma doğru gitmektedir. Mağaraların girişi kaçak kazılar sonucu çıkarılmış toprakla kapatılmış vaziyettedir. Kalede yapılmış kaçak kazı çukurlarının etrafında seramik parçalarına rastlanılmaktadır.
23.07.2010 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Teketaş Köyü Kule Kalıntısı;
Erzurum İli Şenkaya İlçesi Teketaş Köyü Havuzbaşı Mevkiinde yer alır. Kule Bardız Çayı ile Erzurum-Bardız karayolu arasında bulunan kayalık alan üzerindedir. 176 ada 1 parselde bulunan kulenin büyük bir kısmı yıkılmış olup moloz taştan yapılmıştır.
23.07.2010 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Sındıran Köyü Kalesi;
Erzurum İli Şenkaya İlçesi Sındıran Köyü sınırları içerisinde yer alır. Moloz taş malzemeden inşa edilmiş kalenin güney tarafında moloz taş örgülü sur kalıntıları mevcuttur. Kale ile aynı parsel ve eksende şapel kalıntısı bulunmaktadır. Beden duvarları düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiş, şapelin temel seviyesinde de taş malzeme kullanılmıştır. Şapelin kuzey doğusunda, 10 m. mesafede sur kalıntıları görülmektedir.
25.05.2012 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

12) NARMAN İLÇESİ

Sami Kale Köyü Kalesi;
Erzurum İli Narman İlçesine bağlı Samikale Köyünün doğusunda yer almaktadır. Kalenin güney kısmı sarp kayalıktan oluşmaktadır. Kayalık bir tepe üzerindeki kale, içten içe yaklaşık 60x150 m. ölçülerinde dikdörtgen planlıdır. Yapının güney ve doğu kısmında kalıntılar ve surlar kısmen ayaktadır. Çanak çömlek parçaları ve kayaları oluşturan düzgün blok taşlar Urartu yerleşmesine işaret etmektedir. Kalenin esas yapısı Selçuklu ve Osmanlı işçiliğini göstermektedir.
10.03.1978 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kocakaya Gözetleme Kulesi;
Erzurum İli Narman İlçesine bağlı Başkale Köyünün 1,5 km. doğusunda, vadiye hâkim yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Tepenin morfolojisine uygun olarak yapılmış kalenin bazı sur duvarları ayaktadır. Kale duvarlarının iç ve dış yüzeyleri düzgün kesme taş kaplama olup duvar içleri kireç harçla karıştırılmış moloz taş dolguludur. Tepenin etrafını çepeçevre saran sur duvarlarının bazı kısımlarda 4 m. uzunluğunda ve 2,5 m. yüksekliğinde olduğu tespit edilmiştir. Kalenin batı eteklerinde çok sayıda amorf ve profil veren seramik parçalarına ve yoğun yerleşim izlerine rastlanmıştır. Seramik parçalarından kalenin Erken Tunç Çağından itibaren iskâna uğradığı ve Orta Çağa kadar farklı kültürlere ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir.
28.03.2014 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

13) TORTUM İLÇESİ

Hırçer Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, Serdarlı Beldesi, Bahçeli Mahallesinde bulunmaktadır. Kale yüksek bir kayalık alan üzerinde inşa edildiği için patika bir yoldan geçerek ulaşılmaktadır. Kalenin bulunduğu alan tamamen ormanlıktır.
Kalenin giriş kapısının bulunduğu alandaki duvarlar yıkılmış vaziyettedir. Sur duvarlarında yer yer pencere açıklıklarına yer verilmiştir. Kale ulaşılması güç bir kayalık arazi üzerine kurulduğundan dolayı kalenin beden duvarlarının büyük bir kısmı sağlam olarak günümüze gelmiştir. Kalenin yıkık olan duvarları ise iklim şartlarından dolayı tahrip olmuştur. Kalede malzeme olarak moloz taş kullanılmıştır.
21.08.2013 tarihinde korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Tortum Kale Köyü Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, Tortumkale Mahallesinde bulunmaktadır. Kale, köyün doğusunda yer alan kayalıklar üzerine kurulmuştur. Kalenin birçok kısmı yıkılmış olduğundan dikdörtgen planlı olduğu söylenebilir. Kalenin doğu ve kuzey sur duvarları kısmen mevcut durumdadır. Sonraki dönemlerde kalenin tahrip olduğu anlaşılmaktadır.
10.03.1978 tarihinde korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Kaledibi Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, Kaledibi Mahallesinin güneybatısındaki kayalıkların batı noktasında yer almaktadır.
Ovale yakın bir plan düzenlemesinde ana kayanın üzerine moloz taş ve yoğun harç kullanarak inşa edilmiştir. Kalenin doğu cephesinde yer alan girişin ön kısmı yıkılmış durumda olduğundan kale içine girilememektedir. Kuzeydoğu ve batı köşelerde yaklaşık olarak 5-6 m. yükseklikte silindirik kuleler bulunmaktadır.
18.05.2001 yılında korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Kapıkaya Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, Kapıkaya (Keğik) köyü sınırları içerisinde köye hakim bir alanda fakat köy yerleşim alanın uzağında göletin karşısında yer almaktadır. Kale üzerinde inşa kitabesi bulunmamaktadır. Kale bölgeye ve geçiş güzergahlarına hakim stratejik bir noktaya inşa edilmiştir.
Kale çevresine göre oldukça yüksek ana kaya üzerine kurulmuştur. Kalenin beden duvarları yaklaşık 2m. genişliğindedir. Kalenin sur duvarlarında yer yer dışa taşıntılı yarım daire şeklinde burçlar görülmektedir. Yapının sur duvarları ve harç kısımlarında horosan harcına benzer bir malzeme kullanılmış iri moloztaşlar bu harçla birbirine tutturulmuştur. Kale dış duvarlarının harçlı kısımlarının zamanla döküldüğü ve taşların arasında boşluklar kaldığı görülmektedir. Kale beden duvarları ve burçların oldukça kalın inşa edilmesi sebebiyle burçlar ve kale duvarları mimari formunu korumaktadır. Kalenin tahrip olduğu bölümler genelde üst kısımlarıdır.
Eziniz Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, Uzunkavak köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kale, Uzunkavak köyünün kuzeyinde yer alan Eziniz mevkideki tepenin uç tarafına yerleştirilmiştir.
Kale, doğu-batı istikametinde yerleştirilmiştir. Sur duvarlarının genişliği ve yüksekliği yaklaşık olarak bölümleri büyük taşlarla yapılmış ve iç kısmı moloztaşlarla oluşturulmuştur. Kalenin kuzeyinde üç adet burç, batısında ise bir burç bulunmaktadır. Kuzeyde bulunan burçlar kısmen sağlam vaziyetteyken batı cephesinde yer alan burcun büyük kısmı yıkılmıştır. Kalenin doğu cephesinde bulunmakta olan uç kısmı kurulduğu alanın konumudan dolayı hafif oval şekilli burç olduğu tahmin edilmektedir. Yapının güney duvarları düz duvar tekniğinde yapılmıştır. Günümüzde kısmen yıkılmış olan kalıntılar yaklaşık olarak 2-3 m. yüksekliğindedir. Kaleye giriş batı cephesinde yer alan burcun yanından sağlanmakta olduğunu kalıntılardan anlaşılmaktadır.
16.07.2010 tarihinde korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Kaleboynu Kalesi;
Erzurum İli, Tortum İlçesi, kaleboynu köyünde bulunmaktadır.
Kale oldukça dik bir kayalık alan üzerine kurulmuştur. Kalenin silindirik kulesi ve yuvarlak formlu beden duvarları dikkat çekmektedir.
Kaleboynu Kalesi 26.05.2006 tarihinde korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

14) UZUNDERE İLÇESİ

İnsanoğlunun yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte, kurulan yerleşimlerin etrafı çeşitli nedenlerle çevrilmiştir. Toplu yaşamı bir biçimde koruma içgüdüsü, sadece başka toplumların saldırısına yönelik değil, salgın hastalıklar, vahşi hayvanların saldırıları ya da sert iklim koşullarını da içerebilmektedir.
Erzurum’un 84 km kuzeyinde yer alan Uzundere’nin ilçe sınırları, kuzeybatıda Artvin Yusufeli, güney ve güneybatısında Tortum, doğu yönde ise Oltu ilçeleri ile komşudur. Konumu itibariyle Uzundere, Artvin ilini Erzurum ve Gürcistan’a bağlayan yol üzerinde yer alır ve Kafkaslarla bağlantıyı sağlayan bu özel konumu gereği, pek çok kale ve kulelerle korunmuştur. Bu yapılardan günümüze ulaşan Engüzek Kapı, Sapaca ve Çağlayan kaleleri en önemlileri arasında yer alır.

Engüzekkapı Kalesi:
Engüzekkapı kalesi, Uzundere ilçesi, Dikyar Köyü sınırları içerisinde ve Uzundere’ye 3 km uzaklıkta kurulmuştur. Genel olarak yapım tarihi bilinmeyen kalenin, mimari özelliklerinden yola çıkıldığında, Orta Çağ’da inşa edildiği anlaşılmaktadır. Erzurum- Artvin Karayolu üzerinde, Tortum Çayı’na hâkim, sarp ve yüksek bir kayalık üzerinde yapılan kalenin konumu, oldukça stratejik özelliğe sahip olduğunu göstermektedir.
Kale, Engüzek/Üngüzek gibi adlarının yanı sıra, bulunduğu köyün adı olan Dikyar Kalesi ya da Beylikler Dönemi’nde kaleyi sağlamlaştıran Akça Beye istinaden, Akçakale isimleri ile de bilinmektedir.
Ait olduğu coğrafyaya, tarihi dokusuyla ayrı bir güzellik katan kaleye giriş, güneydoğu yönündeki kapı ve 1.82 m genişliğindeki bir koridorla sağlanmaktadır. Moloz taş ve horasan harcı ile inşa edilen kalenin, kuzeye doğru genişleyen avlusu içindeki yapı kalıntıları içerisinde, şapel ve sarnıç dikkati çeker. 2 katlı bölümün gözetleme kulesi olarak kullanıldığı düşünülürken, işlik olabilecek niteliklere sahip mimari unsurlar ile kale dışındaki duvar içinden, Tortum Çayı’na ulaşan tünel, kale kompleksinin günümüze ulaşan bölümlerini oluşturmaktadır.
Engüzekkapı Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 10.03.2006 tarih ve 262 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Sapaca Köyü Kalesi;
Anadolu’ya gelen ilk Türklerin Öş/Oş adını verdikleri Sapaca Köyünde yer alan kale, Uzundere İlçesi’ne 11 km uzaklıktadır. Köye daha sonra Ermenilerin yerleşmesiyle adı, Öşk halini almıştır. Orta Çağ mimari özelliklerini yansıtan kale, Engüzekkapı Kalesi’nde olduğu gibi sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiştir.
Orta Çağ’da bölgenin en önemli güçlerinden biri haline gelen Bagrati Krallığı, kaleyi fethetmek için defalarca akınlar düzenlemiştir. Oldukça stratejik konuma sahip olan kale, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.
7 ile 10 m arasında koruna gelen sur duvarları, moloz taş ve horasan harcı kullanılarak 2 katlı yapılmış ve aralarda ahşap hatıllar kullanılmıştır. Kaleye giriş güneydoğu ve kuzeybatı yönlerden sağlanır. Kalenin planı arazi yapısına göre şekillendirilmiştir. Kale avlusu içinde dikdörtgen planlı ve duvarları 8-9 m ye kadar korunmuş bir yapı ve yüzeyde çok sayıda seramik parçasının varlığı kaleye dair dikkate değer ayrıntılar arasında yer alır.
Sapaca Köyü Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 23.03.2012 tarih ve 186 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Çağlayan Kalesi;
Uzundere ilçesinin, eski adı Kaleboynu, şimdiki adı Çağlayan Köyü olan köye 2 km uzaklıkta ve diğer Uzundere kaleleri gibi sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiştir. Doğu sur duvarı 2.61 m yükseklik, 10.22 m uzunluğunda, batı sur duvarı 6,1 m yükseklik, 10.58 m uzunluğunda olmak üzere yalnızca iki sur duvarı günümüze ulaşan kalenin, dikdörtgen bir plana sahip olduğu, giriş kısmının ise bulunduğu arazinin en uygun yeri olan, güney yönden sağlandığı anlaşılmaktadır. Kale surları, moloz kireç taşı bloklar ve horasan harcı ile trapezoidal tarzda yapılmıştır.
Tamamı moloz taş yığını altında kalan kale zemininde, her hangi bir mimari unsura rastlanmazken doğu sur içerisinde tespit edilen çukurun sarnıç olduğu düşünülmektedir. Çağlayan Kalesi, genel olarak yapım teknikleri itibariyle Orta Çağ’da inşa edilmiştir.
Çağlayan Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 31.07.2015 tarih ve 1758 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.

15) KARAYAZI İLÇESİ

Eldiktepe Kalesi;
Erzurum ili Karayazı ilçesi, Karakale Köyü, Eldik Mezrasında bulunan Eldiktepe Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 15.06.2007 tarih ve 661 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.

16) KÖPRÜKÖY İLÇESİ

Güzelhisar (Avnik) Kalesi;
Erzurum’un tarihi coğrafyasında yer alan en önemli kalelerden biri olan Avnik Kalesi, özellikle Orta Çağ’a damgasını vurmuştur. Kale, Erzurum’un Köprüköy ilçesinin bugünkü adıyla Güzelhisar Köyü’nde, Aras Nehrinin sağ tarafında kalan yüksek kayalıklar üzerine kurulmuştur. Tarihin her döneminde Anadolu’nun doğuya açılan en önemli geçit noktasını teşkil eden, doğal bir geçit olan bu topoğrafik konumu, Kale’nin her dönemde zorlu mücadelelere sahne olmasında en büyük etken olmuştur.
Avnik Kalesi adını, Farsçada “iyi su” anlamına gelen “Abinik”ten almıştır. Kalenin eteklerinden çıkan soğuk ve iyi sular nedeniyle, İranlıların verdiği bu isim, zamanla “b” harfinin “v” harfine dönüşüp, önce “Avinik” sonra da kısaltılarak “Avnik” haline dönüşmesi ile ortaya çıkmıştır.
Yüzyıllar boyunca kullanılan ve çok zorlu savaşlara sahne olan, Avnik Kalesi’nin ilk kurulduğu tarihe istinaden, bazı araştırmacılar, hemen altındaki Avnik Köyü’nde bulunan Urartu yazıtı ile Urartu mimari özellikleri yansıtan iki su sarnıcı ve kaya basamaklarından hareketle, “Urartu Dönemi”ni vermektedir. Bugün Erzurum Müzesi’nde bulunan yazıt üzerindeki metne göre kalenin, II. Sarduri Dönemi’nde yapılmış olduğu kabul edilir. Orta Çağ’a ait en eski tapu belgeleri, kalenin Akkoyunlular Dönemi’nde, Akkoyunlular’a ait olduğuna işaret eder. Tarihi kaynaklara göre 922-923 yılları arasında Bizans İmparatorluğu, Erzurum’u topraklarına katmadan evvel Avnik Kalesini ele geçirmiştir. 1000 li yılların başından itibaren Anadolu’ya giren Türklerin kaleye ilk fetih girişimleri başlar ve kale mühtahkem yapısı ile fethedilmesinin ne denli zor olduğunu gösterir. Kalenin Saltuklular tarafından alındıktan sonra onarıldığı tahmin edilmektedir. Konya Selçukluları’nın alamadığı kale, bir süre Gürcü kontrolüne geçmiş ve ardından İlhanlıların hâkimiyeti başlamıştır. İlhanlılar döneminde de bir takım onarımlar geçiren kalenin kitabeleri, 1922 yılındaki büyük depremde dökülüp dağılmıştır. Elde edilen bilgiler, zar zor bulunan kitabe parçalarından toparlanmıştır. İlhanlılar döneminde Avnik, bölgenin merkezi haline gelmiş, kayıtlarda Erzurum, Sivas, Ankara, Erzincan gibi büyük şehirlerle beraber anılmaya başlanmış, hatta bu dönemde Avnik’te kurulan darphanede, 1332 tarihli ilk gümüş sikke basılmıştır. Bu görkemli dönemin hemen akabinde çıkan iç çatışmalar, kalenin gücünü kaybetmesine hatta merkez konumunu 1339 dan sonra Micingert Kelesine kaptırmasına neden olmuştur.
İlhanlıların bölgeden çekilmesi ile kale, Sutaylıar ve Çobaniler’in eline geçer. Ancak kalenin yeniden gözde olması, Kara Koyunlu Türkmenlerinden Kara Mehmet’in kaleyi fethi ile başlar. Kale yönetimi oğlu Mısır Paşa’ya geçer ve Kalenin tarih sahnesindeki destansı mücadelesi başlar. 43 gün süren Avnik kuşatmasında, Timur’un güçleri iç kale içindeki tüm binalar ve bey sarayına kadar her şeyi yıkar. Fetihten sonra yeni baştan yaptırdığı kaleyi bir üs haline getiren Timur’un Osmanlı ile ilk temasları da buradan başlar.
1402 Ankara savaşında, Yıldırım Beyazıt’ı yenerek Osmanlı Devleti’ne fetret devrini başlatan Timur, hemen akabinde Karahisar’da kaybettiği oğlu yüzünden derin bir hüzne gömüldü. Oğlu adına sembolik bir cenaze törenini de Avnik Kalesinde düzenlettikten sonra Semerkant’a doğru hareket etti. Bir süre daha Timur güçlerinin kontrolünde kalan Avnik Kalesi, 1410 larda Karakoyunlu hâkimiyetine geçer. Daha sonra Kalenin İranlılar elinde geçen hâkimiyetine Kanuni Sultan Süleyman son verir ve bu tarihten sonra kale Osmanlı topraklarına katılır ve bundan sonraki dönemlerde, bölgenin merkezi olma pozisyonunu kaybeder.
En erken kaynaklar, Kalenin iç içe 3 surla yapıldığını bildirir. En dıştaki surun güney yönden bir kapısı bulunmaktadır. Bu kısımda kale muhafızlarının evleri vardır. Kale zindanı ile büyükçe bir kayanın içi oyularak yapılan bir de tahıl ambarı da bu kısımda yer alır. Yine güneyden girişi olan ikinci sur, 500 evi barındırabilecek kadar büyük bir meydana açılır. Aynı alanda bir de cami kalıntısı bulunmaktadır. Üçüncü surlar ise “ehdemek” adı verilen iç kaleye açılır. Kale komutanları ve beylerinin ikametgâhlarının bulunduğu iç kale, kayalığın en yüksek yerine konumlanmıştır. Sur kapılarının demirden olduğu, kalenin diğer kapılarına seyyar merdiven ve köprülerle ulaşıldığı da yine kaynaklarda geçen bilgiler arasındadır.
Güzelhisar (Avnik) Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 14.07.1978 tarih ve A1218 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.

17) OLTU İLÇESİ

Pernek İriağaç Oğlan Kalesi;
Oltu- Olur karayolu üzerinde, derin bir vadiye bakan kayalıklar üzerinde, birbirine 1,5 km mesafede yapılmış 2 kale bulunur. Pernek Kız Kalesi ve Oğlan Kalesi olarak adlandırılan bu kalelerin, Oltu ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 20 km dir. Kalelerin yapım tarihleri hakkında net bir bilgi yoktur.
Yolun solundaki kayalıklar üzerinde yükselen ve ovadan yüksekliği 80-100 m yi bulan kale, Oğlan Kalesidir. 4 burcu ve bir de gözetleme kulesi bulunan kalenin girişi, kuzeyden açılmıştır. İçerisinde, yerleşim amaçlı kullanılan mekânların ve bir de kalenin batı surlarına dayandırılmış, 8x20 m boyutlarında bir kilise kalıntısı tespit edilmiştir. Üst örtüsü tamamen tahrip olan kilisenin, dikdörtgen bir planı olduğu, kırımızı kesme taş ve moloz taş kullanılarak inşa edildiği kalan izlerden anlaşılmaktadır.
Pernek İriağaç Oğlan Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 10.03.2078 tarih ve A1003 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Pernek İriağaç Kız Kalesi;
Pernek’teki Oğlan kalesinin karşısına, Oltu- Olur karayolunun sağında kalan ve yerden 200 m yükseklikteki yassı kayalıklar üzerine inşa edilen kaleye ise Pernek Kız Kalesi adı verilir. Kale, bu kayalıklar üzerindeki üçgen bir alana, yukarıdan aşağıya doğru planlanarak kurulmuştur. Kaleden aşağıya doğru devam eden güçlü surları, aşağıya doğru inildikçe çift kademeli yapılmış, giriş kısmı kuzey yönden açılmıştır. Sur duvarları üzerinde görülen değişik yapım teknikleri, farklı dönemlerde onarım gördüğünü göstermekle beraber, Pernek Oğlan ve Kız kalelerinin kesin yapım tarihleri belli değildir.
Pernek İriağaç Kız Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 10.03.2078 tarih ve A1003 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Eski Narman (Ünlü Kaya) Kalesi;
Eski Narman (Ünlü Kaya) Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 10.03.2078 tarih ve A1003 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Oltu Kalesi;
Günümüzde sadece iç kalesi (ehmenek) ayakta kalan Oltu Kalesi, Oltu Çayı’nın kenarında, savunmaya elverişli ve çok yüksek olmayan bir tepenin üstüne kurulmuştur. Kale tarihçesi ile ilgili bilgiler oldukça azdır. Yazılı kaynakların azlığının yanı sıra, farklı dönemlerde çok fazla onarım geçirdiğinden, mimari özellikleri de yapım tarihini belirlemek için yetersiz kalmaktadır. Sadece, ilçenin en ünlü yapılarından olan Arslanpaşa Camisi mezarlığında bulunan vakfiye kitabe parçalarından, kale için para ve buğday vakfedildiği anlaşılmaktadır.
Düzgün kesme taşla inşa edilen kalenin, güney yönden açılan bir kapısı bulunmaktadır. Kuzey yönde 2 kulesi bulunan kalede, kulelerden solda bulunan ve üstü tek kubbe ile örtülü olanın türbe olduğu düşünülmektedir. Ancak türbenin kime ait olduğu bilinmemektedir. Tarihi süreç içerisinde, Akkoyunlular ve Gürcülerin hâkimiyetine giren Kale, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Osmanlı İmparatorluğu kontrolüne girer ve Oltu Çıldır eyaletine bağlı bir liva olur. 1877-1912 tarihleri arasında Rusların egemenliği altında olan kale, o dönem için tam da Türk-Rus sınırında bulunmaktaydı. 1878 Berlin Antlaşması ile Oltu da Kars, Batum ve Ardahan’la birlikte Rus Çarlığı’na bağlanır. 1917 Bolşevik ihtilali ile buradan çekilen Ruslar bölgeyi Ermenilere bırakmış, 1918 de ise Anadolu topraklarına katılmıştır.
Kalenin güneyinde bulunan bey konutları yıkılmış durumdadır. Yine kuzeydoğu köşesinde, yonca planlı bir kilise (şapel) kalıntısı ile dikdörtgen planlı bir mescit alanına ait izler tespit edilmiştir.
Oltu Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 10.03.2077 tarih ve A312 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak, 12.01.2001 tarih ve 1068 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
İğdeli Köyü Kalesi;
Kale, Oltu ilçesinin, İğdeli Köyü’nde, köyün 1,5 km kuzeyinde ve köye hakim konumdaki bir tepe üzerinde kurulmuştur. Oval bir plana sahip olan kalenin sur duvarları, büyük ölçüde sağlam olarak koruna gelmiştir. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen kalenin mimari özelliklerine bakıldığında, gerek konumu, gerek moloz taş ve horasan harcı ile yapılmış sur duvarları, gerekse plan özellikleri ile tipik bir Orta Çağ kalesi olduğu gözlenmektedir. Kale içerisinde bulunan yerleşime ait mekânların kalıntıları da temel izleri ile tespit edilmiştir.
İğdeli Köyü Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 18.5.2001-1123 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Orucuk Köyü Kalesi;
Erzurum ili, Oltu ilçesi, Orucuk Köyü’nde bulunan, Orucuk Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 17.9.2004-8 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Şato (Güney Kale);
Oltu ilçesine 34 km mesafede bulunan Alatarla Köyü, (eski adıyla Ho-vak) çok zengin kültürel mirasa sahiptir. Oldukça zorlu coğrafi yapısına rağmen, farklı alanlarına yayılan eserler, köyün geçmişte bugünkünden çok daha büyük ve görkemli bir yerleşim olduğunu kanıtlamaktadır.
Köyün 3 km güneydoğusunda, Akdağ eteklerindeki kayalıklar üzerine kurulan kalenin konumu oldukça stratejiktir. Tipik Orta Çağ kalelerine özgü konumu ile kale, arkasını dağlara dayayarak savunma hattını güçlendirirken, ön cephede tüm vadiye hâkim durumdadır. Kalenin üzerine kurulduğu kayalıklar, vadiden 50 m yüksektedir. Nişlerle hareketlendirilen ön cephe, iki yandan 2 kule ile desteklenir ve 25 m yükseklikte bir giriş kapısına sahiptir.
Üst örtüsü tamamen, genel olarak da oldukça harap durumda olmasına rağmen, kalenin planlaması ne denli fonksiyonel yapıldığını gözler önüne sermektedir. Bölgenin kale-şato yapılarını araştıran uzmanlar, Orta Çağ kalelerinin girişinin hemen üstünde, üçgen biçimli, kızgın yağ dökme menfezleri bulundurmanın, mimari bir gelenek olduğunu, Oltu’daki Şato-Kalede de aynı uygulamanın devam ettiğini belirtirler. Ancak Oltu Şato-kalesinde bu savunma düzeneği sadece giriş kapısında değil, batı duvarlarda da görüldüğünden, bugün yıkılmış olan diğer duvarlarda da bu düzeneğin olabileceği düşünülmektedir.
Yapının planlanmasında arazi eğimi düşünülmüş ve alt katlar bodrum olmak üzere iki katlı bir düzenleme uygulanmıştır. Güneydeki dar giriş kapısı bir antreye açılmakta, bu antre de iki yanda, düzensiz yuvarlak planları olan iki kuleye bağlanmaktadır. Doğu yönde yer alan burç içerisinde, duvarda tespit edilen izler, burasının iki katlı olduğunu gösterirken, birinci kat duvarında 50x50x50 cm boyutlarında, çok sayıda niş tespit eden araştırmacılar, bu odanın Topkapı Sarayı’nda olduğu gibi hazine odası olduğunu, nişler içerisinde değerli hazinelerin saklandığını düşünmüşlerdir. Yapının orta avlusu iki yandan giriş yüksekliğinde duvarlarla çevrilmiştir. Hem bu duvarlardaki kiriş oyukları hem de ahşap hatıllar bu kısmın iki katlı yapılmış olduğuna işaret etmektedir. Yaklaşık 8x10 m lik ölçülere sahip üç katlı bir yapı, orta avlunun kuzeybatısına, seyir terası amacıyla yerleştirilmiş olmalıdır. Yapının mimari malzemelerine bakıldığında, bu denli yüksek ve sağlam duvarların, kesme taşla değil, dere taşı ile yapıldığı, bağlayıcı olarak ise kireç katılmış, çakıl taşlarıyla oluşturulmuş bir harç kullanıldığı dikkati çekmektedir.
Şato- Kale kompleksi, Oltu civarında yaşayan toplumun, 12-15. Yüzyıllar arasındaki sosyolojik durumu hakkında önemli bilgiler vermektedir. Yapı, hem ikamet hem de savunma yapısı olmasıyla, Orta Çağ’ın feodal düzenini gözler önüne sermektedir. Orta Çağ’da bu tür yapılar, hâkimiyet alanındaki çevrenin kontrolünü sağlamak amacıyla korunmaya müsait, sağlam kayalıklar üzerine kurulmuş, içerisinde dini ve siyasi faaliyetler yürütülmüştür. Yapının önemi kadar, Orta Çağ’da bu bölgenin sosyal yapısı da dikkati çekmektedir. Araştırmacılara göre köyün eski adı olan Ha-vok, adını MÖ 1. Binde bölgeyi iskân eden Tav-ok (dağ-ok) lardan almaktadır. MÖ 1. binden itibaren, Orta Asya-Kafkas kökenli halkların göçlerine ev sahipliği yapan bölge, dağlık coğrafi yapısıyla barındırdığı halkların asimile olmasını zorlaştırmıştır. Pagan dine mensup bölge halkı, Roma ve Bizans Dönemi ile Hıristiyanlığa geçmiş, 16. yüzyıldan sonra İslamlaşmıştır. Bölgedeki farklı din ve ırka mensup yapının genel koordinasyonu ise daha çok Kıpçak ve Oğuzlar tarafından sağlanmıştır.
Şato, Orta Çağ’ın bu feodal yaşam biçiminin, Türk unsurlarınca yaptırılan Şato-Kale mimarisi ile yansımalarını göstermesi bakımından ayrıca önemli bir yapıdır.
Oltu ilçesi, Alatarla Köyü sınırları içerisinde yer alan Şato (Güney Kale), Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 14.7.2005-140 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kuzey Kale (Manastır);
Oltu İlçesinin eski adı Hovak, yeni adıyla Alatarla Köyü’nün zengin kültürel mirası içerisinde önemli yeri olan unsurlardan birisi de, daha çok Kuzey Kale adıyla bilinen, Kale – Manastır kompleksidir. Kale, köyün kuzeybatısında bulunan Zivin Dağı’nın yamaçlarına kurulmuştur. Kale içerisine, 10-11. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen bir manastır inşa edilmiştir. Manastıra ait bir çan kulesi ve bir zangoç odası da eklenmiş ve kale duvarları ile manastırın güvenliği güçlendirilerek kale manastır kompleksi, Orta Çağ’da yeniden düzenlenmiştir. Bu manastırın 150-200 km güneydoğusunda, yine Zivin Dağ eteklerinde bir başka şapel kalıntısı daha bulunmaktadır.
Kuzey Kale (Manastır), Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 14.7.2005-140 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Gözetleme Kulesi Kalıntısı;
Oltu İlçesi Bahçecik Köyünde yer alan Gözetleme Kulesi kalıntısı, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 04.05.2007-607 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Kale;
Oltu ilçesinde bulunan Kale, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 18.8.2009-1377 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiştir.
Yarbaşı Kalesi;
Oltu İlçesi Yarbaşı Mahallesinde bulunan Yarbaşı Kalesi, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 15.11.2017/2888 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir
 

Metal

Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.
Süper Moderatör
Katılım
26 Tem 2020
Mesajlar
857
Beğeni
3,145
Puanları
93
2010
IMG_20210114_133211.jpg
IMG_20210114_133135.jpg
IMG_20210114_133657.jpg
:giggle: :giggle: :giggle: :giggle: :giggle:
Eski kalenin temelleri MÖ 6'ncı yüzyılın başlarında Paflagonyalılar zamanında yapılmıştır. Kalenin eski temellerinde, kale iç duvarlarının bir kısmında Roma ve Bizans eserlerine rastlamak mümkündür. Yeni kalenin bugünkü halinin Osmanlı zamanında yaptırıldığı kesindir. Ancak kalenin bir kitabesine rastlanılmaması yüzünden yapılış tarihi bilinmemektedir.
 
Son düzenleme:

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
2010
Ekli dosyayı görüntüle 2546
Ekli dosyayı görüntüle 2547
Ekli dosyayı görüntüle 2548
:giggle: :giggle: :giggle: :giggle: :giggle:
Eski kalenin temelleri MÖ 6'ncı yüzyılın başlarında Paflagonyalılar zamanında yapılmıştır. Kalenin eski temellerinde, kale iç duvarlarının bir kısmında Roma ve Bizans eserlerine rastlamak mümkündür. Yeni kalenin bugünkü halinin Osmanlı zamanında yaptırıldığı kesindir. Ancak kalenin bir kitabesine rastlanılmaması yüzünden yapılış tarihi bilinmemektedir.
son cumledeki olmayan kitabe yazıt kimbilir hangi yurtdışı muzede
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,801
Beğeni
5,896
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
en guzel ayaklardan senaryolardan biridir bu doga magara arastirmaciligi dernekleri hesaabı
yillardir ogretemedik bizim hobiseverlere butip oluşumlara katkatilmayi çok faydalidir çoooookk

❮❯
Safranbolu Kalesi'ne ait gizli geçit bulundu


Orta Çağ'ın önemli seyyahlarından kabul edilen İbn-i Battuta'nın seyahatnamesinde, Anadolu gezisi sırasında 1332'de geldiği ve Kur'an-ı Kerim dinlediğini belirttiği Safranbolu Kalesi çevresinde, ilgili makamların izinleri doğrultusunda doğa araştırmacıları Cemil Belder ve Emre Erakçaoğlu çalışma yürüttü.
Özel ekipmanlarla Kent Tarihi Müzesi, Türkiye'nin en eski saat kulesi ve eski bir cezaevinin de bulunduğu tepeye gelen Belder ve Erakçaoğlu, tepede 30 metre derinliğinde gizli bir geçit olduğunu tespit etti.
Kuyuya inerek fotoğraf ve görüntü çeken araştırmacılar, ölçülendirme çalışması da yaptı.
Bilinen geçmişi milattan önce 3000 yıllarına kadar tarihlendirilen, Hititlerden Osmanlı İmparatorluğu'na kadar birçok uygarlığın egemenliği altında bulunan Safranbolu'da etrafı han, hamam, medrese ile cami gibi dini ve sivil yapılarla çevrili kaledeki geçitten Gümüş Kanyonu'na kadar iniliyor.
Kayalar oyularak yuvarlak şeklinde yapılan ve içerisinde merdivenlerin yer aldığı geçit, ilçe tarihine ışık tutacak.

"Suya kadar inen gizli bir geçit mevcut"
Safranbolu başta olmak üzere Batı Karadeniz bölgesinde birçok alanda incelemede bulunan doğa araştırmacısı Cemil Belder, AA muhabirine, kaleden tarih kitaplarında bahsedildiğini, kalıntı olarak ilk defa bir bulguya rastladıklarını söyledi.
Gümüş Kanyonu'nda, Erakçaoğlu ile bölgenin turizme kazandırılması için çalışmalar yaptıklarını anlatan Belder, "Kalenin batı yamacında, suya kadar inen gizli bir geçit mevcut. Bunu kanyon tabanını incelerken fark ettik. Şu an tepe kısmından geçide inmek mümkün değil. Merdivenler yıllardır üzerine dökülen toz ve toprak dolayısıyla kapanmış vaziyetteydi. Ayakta durabilecek şekilde içeride bir temizlik çalışması yaptık. Ardından belgeleme işlemlerini yürüttük." diye konuştu.
Geçidin kaleye ulaşan bir alan olduğunu belirlediklerini dile getiren Belder, Paflagonya bölgesindeki diğer kaleleri incelediğini ve oralarda da bu geçide benzer geçit ve basamak yapısına rastladığını kaydetti burda ekmek cikmamasi imkansiz illaki pipetlik noktalar vardir.
 
Üst