• ☪ Sitemize Hoş Geldiniz ☪ Forumda Bilgi Alışverişinde Bulunabilmek ve Sitemizde Açılmış Olan Konuların İçeriklerini Görüntülemek İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir.

Çay Sohbetimiz

Ngdl51

Süper Moderatör
Katılım
10 Tem 2020
Mesajlar
618
Beğeni
1,674
Puanları
93

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,807
Beğeni
5,920
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
MANASTIRIN PAHA BİÇİLMEZ ALTIN KAZANI
Günümüzden yüzlerce yıl önce, Bizans’ın güçsüz olduğu yerine de henüz güçlü bir otoritenin kurulamadığı yıllarda (M.S.1043), kısa bir müddet için bugün Adana’nın bir ilçesi olan Kozan çevresinde bir Ermeni Krallığı kurulmuş. Bölgenin o zamanki ismi ise Sis imiş. Bu oluşumun krallarından Heytum Kozan’da çok büyük bir manastır inşa etmiş.
İsterseniz konu manastıra gelmişken benim yazıma ara verip, Ahmet Cevdet Çamurdan’ın yıllar önce yazdığı “Kozan’ı Tanıyalım” isimli kitabına bakalım:
“Bu manastırın büyük bir tarihi kıymeti vardır.Yüz dönüme yakın bir bahçe içerisinde, Kozan’ın en yüksek yerine inşa edilen manastırın çevre duvarından başka bir şey kalmamıştır.(…)Elli sene evvel burada büyük bir papaz mektebi vardı.Ermenilerin en büyük ruhani lideri olan Katokilos burada otururdu.(…)Bu kilisede çeşitli çiçekler toplanarak, bir altın kazan içerisine doldurulur ve yağı çıkarılırdı.(…)Bu kazandan çıkan yağ ile Ermenilerin çocukları vaftiz edilirdi.Beş altı senede bir merasimle açılan bu kazanda oluşan yağa’Pelesenk’ yağı denirdi.Kazan açık artırmaya konarak açılır, kim daha çok pay verirse kazanın kapağını o açardı.Bu para da Manastır’ın ihtiyaçları için harcanırdı. Bir defasında bir Müslüman köylüsünün de 35 baş hayvan vererek kazanı açmış olduğu söylenir.”
Takdir edersiniz ki böyle önemli bir manastırda bulunan değerli eşyalar sadece bu altın kazandan ibaret olamazdı. Paha biçilmez halılar, mücevher kutuları, katolikos’un giydiği görkemli giysiler, papaz okulunun kütüphanesinde kıymetli kitaplar, avizeler ve benzer başka şeyler de olmalıydı.
YANLIŞLAR VE YİNE YANLIŞLAR
Bir gün ne olduysa olmuş…Ermeniler vaftiz yağı kabını açmak için servet harcayabilecek kadar dostça yaşadıkları Türklere karşı, işgalci Fransızlarla birleşivermişler.
Belki de (Halep’de rastladığım Kozan’dan göçmüş bir Ermeni ailenin ifadesiyle)Türklerin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra artık bittiğini düşünüp, Adana civarında kurulacak(!) yeni Fransız sömürgesinde bir yer kapma telaşıyla bu yanlışı yapmışlar.
Halepli aileye bu tespitleri nedeniyle katılıyorum ama, bunun dışında bir yanlışlarını daha görmeleri gerekir diye düşünüyorum… Kendileri fırsat peşinde koşarken, dünya milletlerini sömürmeye alışmış Fransızların kendilerinden daha fırsatçı olduklarını görememişler.
Kısacası Ermenilerin gönüllüğünü gören Fransa , kendi askeri yerine bölgeden topladıkları Ermeniler vasıtasıyla Kozan ve çevresinde kan kusturmuşlar.Yani Ermenilere komşularını kırdırmışlar.
BEYRUT’DAKİ KOZAN
Lafı uzatmak istemiyorum… Asıl anlatmak istediğim “Beyrut’daki Kozan” olduğuna göre de kısa kesmeliyim.
Kelamın kısası evdeki hesap çarşıya uymayınca, 2 Haziran 1920 tarihinde Ermeniler Kozan’ı terk etmek zorunda kaldılar. Yüz dönüme yayılan o manastır da zannederim bakımsızlıktan yıkılıp gitti.
Manastırın sahipsizlikten yıkılabileceğini biliyordum da, aklım hep başta altın Pelesenk Kazanı olmak üzere manastırdaki değerli eşyaların, özellikle de kitapların ne olduğunda kalıyordu eskiden… Ama neyse ki kafamın karışıklığı geçen yıl düzeldi.
Beyrut’ta yaptığım seyahat sonunda bu kültürel değerlerin akıbetini öğrendim.
Bu yazımda Doğu’nun Paris’i olarak bilinen Beyrut’u anlatmayacağım. Zaten isteyen herkes Google’ın düğmelerine basarak,eğer süren savaş zarar vermediyse,Beyrut’un güzelliklerine ulaşabilir.Ancak internet vasıtasıyla ulaşmakta zorlanabilecekleri “Beyrut’daki Kozan” ilgilerini çekecektir zannederim.
KOZAN (SİS) MÜZESİ
Beyrut ziyaretim sırasında burada bir Sis Kilisesi ve yanı başında da bir Sis Müzesi olduğunu duyunca soluğu orada alıvermiştim.
Kafamdaki beni yiyip bitiren, “Acaba Kozan Manastırı’ndaki değerli eşyalar Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yağmalandı mı?” sorusuna da orada cevap buluverdim
 
Üst