• ☪ Sitemize Hoş Geldiniz ☪ Forumda Bilgi Alışverişinde Bulunabilmek ve Sitemizde Açılmış Olan Konuların İçeriklerini Görüntülemek İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir.

Ar-Ge Yapılan Yerlerde Dikkatli Olunmalı

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,807
Beğeni
5,920
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Bu eski haber bir nevi kissadan hissedir cikarilacak cok ders vardir..


Defineciler Kazdı, Hazineyi Bakanlık Buldu

Defineciler Kazdı, Hazineyi Bakanlık Buldu


Definecilerin uğrak yeri Zeynel Höyüğünde tarihi eserler bulundu.
.

Defineciler Kazdı, Hazineyi Bakanlık Buldu


Başkan Özcan, Zeynel Höyüğü'nün define arayanların adeta uğrak yeri olduğunu, geçtiğimiz yıllarda da burada definecilerin büyük bir çukur kazıp, tarihi eser aradıklarını dile getirdi.

Başkan Özcan şöyle konuştu;

Defineciler, kalabalık bir grupla geldikleri bölgede büyük bir çukur kazmışlar. Ancak kazdıkları tünelde ortaya çıkan metan gazı nedeniyle zehirlenince, içlerinden biri jandarma karakolunu arayıp, yardım talebinde bulunurken komutanım bizi kurtarın. Biz sizin daha önce yakaladığınız define arayanlarız. Yine Bahadın'da daha önce yakaladığınız yerdeyiz' diye yardım istemişlerdi. Ben de o dokümanları toplayıp, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na götürdüm ve acilen burada açma yapılması talebinde bulundum. Bakanlığımız da bu durumu inceledi, gerekli ödeneği çıkarıp, burada kazı çalışmaları yapılmasına karar verdi. Haziran'ın 25'inde başlayan kazılarda bu gün çok önemli tarihi eserler çıkarıldı.

Biz Bahadın Belediyesi olarak buradaki kazı çalışmalarının tamamen sonlandırılmasının ardından burayı turizme kazandırmak amacıyla proje hazırlayıp Sivas'a, Anıtlar Yüksek Kurulu'na başvuruda bulunacağız. Önümüzdeki yıllarda burası kasabamızın ziyarete açılan önemli tarihi yerlerinden biri olacak.

Defineciler Kazdı, Hazineyi Bakanlık Buldu


Eserlerin Roma Döneminden Olduğu Sanılıyor

Yozgat Etnoğrafya Müzesi Müdürü Hasan Şenyurt ise arkeolog Bahar Hasırcı başkanlığındaki kazı ekibinin arzu edilen amaca ulaştıklarını kaydetti. Şenyurt, bu büyüklükteki tümülüslerde sadece bir mezar olacağını, çok daha büyüklerinde birden fazla mezar bulunabileceğini vurguladı.

Şenyurt, Tümülüsün güney tarafından 10 metre ve yukarıdan aşağıya 6 metre derinliğinde bir galeri açıldı, 8 gün sonra mezara ulaştık. Dikine kazılan bir mezar, daha sonra ana kanal içerisinde bir lahit hazırlanmış. Kuzey yönüne doğru giden lahit içerisinde bir vazo, bir çanak, bir seramik, bayanlar tarafından saçlarına takıldığını sandığımız bir altın yaprak ile bunun teli, bayan saç iğnesi, boncuklar, kupa ayağı, bayanların kullandığı ayna, diş ve bir çok insan kemiği bulduk. Elde edilen bu bulgulardan bu mezarın bir prenses veya burada yaşayan kavimin en önemli kadınlarından birine ait olduğun söyleyebiliriz. Çıkarılan parçaların MÖ.30 yıllarına ait olduğunu sanıyoruz. En az 2 bin yıllık eserler bunlar. Kazılarımız 2 gün daha sürecek. Bu kazılarda şayet para da bulursak, o zaman hangi döneme ait olduğunu daha rahat söyleyebiliriz dedi.

hele cek bi firt.jpg


Yüzeysel bi zeminalti mezar bilgisi cay sohbetinde ancak bukadar bahsediliri cunku bir standart yoktur varsa emsal yerleriniz bol resimli konular acin tartisalim zemin altı mezar odalarından bir kaç ayrıntıyı paylaşmak gerekirse ilk aklıma gelenler; bir çok canlı figürler ,kaplumbağa, kartal, arslan vs. ile,kare dikdörtgen, D tabir ettiğimiz hilalimsi oymalar,üçgen koltuk veya oturak yine bazı işaretlerde bu katagöriye girer. Sıkça karşılaştığımız ve bazılarını yazdığım bu işaretlerin ortak yönü,zemin altı oda tipi olmalarıdır.bu örneklerin içinde çok enderde olsa odası kayada olanlarda olur. Mezar odalarının özelliklerinden birtanesi; yapılışında açılma amacı olmadığı,statülü oluşu,gizlenme ve ulaşılmasının istenmemesi nedeniyle,girişlerini tesbit ve işçiliği kaya mezarlarından çok zordur. Bir kaç metere tünel girişli olup odaya ulaşılır. odalar tamamına yakını çifttir. mezar odasından sonra ikinci odaya geçilir.ulaşılması gereken yerde odur. ilk odadan biraz küçüktür.aralarında bazen ortalama 50 cm.bir duvar kalinligi bazılarında 80 cm olanda çıkar, bazenda metrenin üzerinde olur kısa bir tünelle geçilir. Odalar ağırlıkla önlü arkalı olsada bazı medeniyetlerdekilerde yan yanada olur. odalar arası mesafe genellikle bir kaç metreye çlkar ve ard ardadır. İkinci odaya ulaşmakta bazen yeterli gelmeye bilir. bunlarda odanın son bitim köşesinden dışarıya doğru ,cep şeklinde gizli bölme olur. Odanın içinde sıkılmış yumruğun girebileceği bi oyma vardı orda bile bir obje olabilir örneğin biz bir yerlere gitiğimizde açılan yer zaten açılmış,arkadaşlarım haydi gidelim burası açılmış deseler bile,ben oradan kolay kolay gitmem,neye dayanarak açılmış diye keskin bi gözlemle yaparım..sebebini bulduktan sonra rahat kafayla ayrılırım.

Esas önemli olan içerdeki işin sanatsal yanı. Dönemin tanınmış yada ustası bir insanın el işi o odadaki her hangi bir sanatsal eseri var ise işte orda durmak gerekiyor. Örnek Mozayik. Duvar kabartmaları. Rölyefler. Heykelcikler. Kutsal metinlerin yazıldığı gümüs yada altın bir plaka, tabak yada kadeh. Yani demek istediğim; bulunan objenin istisna ve kaliteli olması on teneke altına bedeldir. dunyada en karli yatirim sanat eserleridir, ozellikle tarihi eserler. dunyanin en zengin devleti vatikandir neden biliyormusunuz, vatikan muzesinin icindeki eserler, bodrumlarinda dehlizlerinde saklanan eserler, sen peter bazilikasini cevresindeki icindeki heykeller paha bicilmezdir. hic bir zenginin alamiyacagi kadar degerlidir.

1-Nişler sunu cukurlari genişliği mesafesine gore mezar girisine cok yakindir.
2-Çatlaklar bitim ucu nereye bakıyor...cunku imar esnasinda yapi ilavelerden dolayi genleşir.
3-Açılan mezarın kapısının yanında bulunan küçük kare oyma veya küçük dikdörtgen oyma=yatakların tam ortasında bariz kapama taslari mevcuttur altinda meftanin esyalari vardir.
4-Dogal erozyona ugrasada hicbir antik yeralti mezari tavan taşsiz kapama kaya blogsuz olmaz tespiti cok kolaydir.
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,807
Beğeni
5,920
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
ustteki konu ile baglantili gercek beyanat ve kazi raporu ozetini sunuyorum
alttaki yazi son on yillik surecte okudugum en durust net aciklayici kazi raporudur gercektir belgelidir.ayni zamanda emegi hakki çalinan bir arkeologun zerzenisidir
ben isin duyar kasma gereksiz sevicilik modunda deilim
yazi icindeki tarif ler buluntular tespitler bariz antik imar tarzi saklanisi ve cozumu noktasinda guzel ispatli ornek verilmis hobisever lerin dikkatlice 2 defa okumalarini tavsiye ederim cunku bulduklari zeminalti veya kayabloguna oyma mezarlarda islerine yarayacak

Akdeniz köyünde bulunan çok zengin bir mezarın üç ay süreyle soyulduğu istihbaratını değerlendiren Polis Genel Müdürlüğü’ soyulduktan sonra ilerde açılmak üzere tamamen kapatılarak gizlenen mezarın yerini de ancak bir gün sonra saptamam mümkün oluyor. Bu arada mezarın soyulmasında zanlı olarak görülen Nahit Arap, Erol Akcan, Yunus Bakırcı, Hasan Bozalan, Ali Akgün ve Mehmet Karabiber isimli altı kişinin tutuklanarak Polise celp edildiği de bilgimize getirilmişti.

MEZARIN KURTARMA KAZISI
Akdeniz köyünün yaklaşık 1 mil kadar kuzeybatısında bulunan mezar ‘Paleokastro’ ile ‘Sandıklı Taş’ (‘Sentoukopetra’) mevkilerinde yer almaktaydı. Kumluk bir alanda olan mezarın güneyinde kömür fırınları, kuzeyinde ise küçük bir çam koruluğu vardı. Buradaki kumlarda yeni kırılmış seramik parçaları gördüğümden mezarın burada olabileceği görüşüne vardığımdan 16.12.1986 tarihinde kazı çalışmalarını bu noktada başlatmıştım. İşçilerimiz kumları temizleyerek çalışma alanını genişletmiş ve yüzeyden yaklaşık iki metre kadar derine inildiğinde mezarın giriş kapısının üst kısmı ortaya çıkmıştı. Buradaki ana toprağa ulaşma çalışmaları sırasında, bu bölümün batısında ‘Bölüm I” adını verdiğimiz mezarın yolu (dromos) karşımıza çıkıyor. Ana kayaya varmak için II’inci bölümde sürdürdüğümüz kazıda toprak içerisinde sıkışmış kumtaşından yassı bloklara rastlanıyor. Bunlara dayanarak burasının mezar odalarına girişi sağlayan bir ön oda (veya koridor) görevi gördüğü, üstünün yassı kumtaşı bloklarla kapalı olduğu ve daha sonra yassı blokların çöktüğü anlaşılıyordu. Bu taşların Sadrazam Köydeki Lidrades/Bahçeler Deresi’ndeki taşlara benzediği köylüler tarafından bilgime getirildiğinden, mezarın yapımında o bölgedeki taşlardan yararlanıldığı anlaşılmış oluyor. Ve bu bölümde 3.50 cm derinlikte ana kayaya ulaşıyoruz.
Mezar, kumtaşı ana kayaya oyulmuştu. II’inci bölümün alttan itibaren yan duvarlarında 73 cm yüksekliğinde yassı kaplama taşları vardı. Yan duvarlar oyulmak suretiyle kaplama taşları bunların içlerine konmuş durumdaydı. Bu tür bir yapım şekli nedeniyle üzerinde çalıştığımız mezarın anıtsal olduğu anlaşılıyordu. II’inci bölümdeki kazılarda mezar odası girişinin üst başındaki niş ile duvar kenarlarında çok sayıda yağ kandili, kırık seramik parçaları, iki adet ağırşak ve mezara giriş kapısının sol (kuzey) köşesinde ‘insitu’ durumda beş adet sağlam cam şişe bulmuştuk.
II’inci bölümdeki kazı çalışmalarından sonra kemerli bir giriş kapısından III ve IV numaralı mezar odalarına giriyoruz. Genel şekli itibarıyla Helenistik-Roma dönemine tarihlenen nişli (Loculuslu) mezar tipindeydi. Havalar yağmurlu olduğundan çalışmalarımızın verimli olabilmesi için önce mezar odalarını temizleme, daha sonra ise mezarın I numaralı yolunu kazma kararı alıyorum. Böylece 18.12.1986 tarihinde III ile IV numaralı mezar odalarında çalışmaya başlıyoruz. Ancak 2 metre yükseklikte olan mezar odaları, taban seviyesinden yaklaşık 1 metre yüksekliğe kadar taş ve kumla doluydu. Mezar toprağı ile mezar hediyeleri ise mezarı soyanlar tarafından dağıtılmış durumdaydı. Bu arada mezarın krokisini çiziyorum. III numaralı mezar odasının kuzey duvarında Loculus adıyla da bilinen bir adet niş (III A) ve IV numaralı mezar odasının duvarlarında ise yedi adet niş (IVA, IVB, IVC, IVD, IVE, IVF ve IVG) vardı.
III numaralı mezar odasındaki çalışmalar 18-19/12/1986 tarihlerinde gerçekleştirilir. Odadaki kumlar mezarın dışına taşınıp sık gözenekli bir elekle elenirken çocuklara (bebeklere) ait kırık kafatası parçaları, kandiller ve IIIA nişinin batı köşesinde ise çocuklara ait olduğunu sandığım 3 adet küçük altın küpe bulunuyor.
IV numaralı mezar odasındaki çalışmalara 19.12.1986 tarihinde başlıyoruz. III ile IV numaralı mezar odalarının birleştiği kemerli kapı geçidinin kenarında 12 adet kandil, tunç sikkeler ve biri kırık iki adet küçük testi bulunur. Ancak ele geçen buluntular ‘insitu’ (orijinal yerlerinde) değillerdi. 22.12.1986 tarihinde II ile III numaralı odaların temizlenmesi, IV numaralı mezar odasındaki büyük taşların III numaralı mezar odasına taşınması ve IVG nişinin temizlenmesi gerçekleştirilir. IVG nişinin önündeki toprakta çok sayıda kandil ile sikke bulunur. 23.12.1986 tarihinde IV numaralı mezar odasının giriş kapısı önünde çalışmaya devam edilirken, IVF, IVG, IVA ve IVB nişleri de temizleniyor. IVB nişinde 8 adet altın küpe, 1 adet altın yüzük, kolye boncukları, sikkeler, tunç eserler, kolan tokaları ve demir çiviler ele geçiyor. 24.12.1986 tarihinde IVB, IVC ve IVF nişlerinin önü ile IVC nişinde çalışıyoruz. IVB nişinin önünde 10 adet altın küpe, kolye boncukları ve sayısız sikkeye rastlanıyor. IVC nişinin içinde 6 adet altın küpe, sikkeler, tokalar, boncuklar, 2 adet haç, I adet kırık bakır halka, kırık bakır yüzük ve kırık bir testicik bulunuyor. Ve IVF nişinin önünde ise 4 adet altın küpe tespit ediyoruz. 25.12.1986 tarihinde IVE ile IVD nişleri temizlenirken, önlerindeki toprağın kaldırılmasına da devam ediliyor. Buradaki çalışmalarımız sırasında: (a) IV E nişinin önünde 3 adet altın küpe; (b) IVE nişinde 8 altın küpe, 1 cam mühür, 2 küçük cam şişe, bir yivli testi parçası, kaplama taşları arasındaki dolgu toprağında bir adet kırık unguantarium, bakır küpeler, tamamen yıpranmış yüzükler, tokalar, 1 minyatür cam kandil, 1 küçük cam amfora, kolye boncukları ve bir bakır kaşık; (c) IVD nişinde ise 10 altın küpe, kolye boncukları, çok sayıda sikke ve cam eser bulunuyor. 26.12.1986 tarihinde IVD nişinin önünde kalan toprak tamamen temizlenirken 1 altın küpe bulunuyor. Ana toprağa varılınca mezar odaları süpürüldükten sonra mezarın fotoğraflarını çekip ölçülerini alıyorum. Böylece kazının ilk etabı da sona ermiş oluyor.

MEZAR YOLU (DROMOS) KAZISI
Mezarın I numaralı yolundaki kazı çalışmalarına 2.2.1987 tarihinde başlıyoruz. Başkanlığımdaki ekip Sanat Tarihçi Hüseyin Şaban Aygın ile Girne bölgesi işçilerimizden Ali Riza Çolakoğlu, Musa Küçük, Hacı Bayram Şahin, Faruk Akkor ve Lefkoşa işçilerinden Mehmet Cesurer’den oluşturulmuştu. Burada çok sayıda kırık seramik parçası bulunuyor. Bunların da bir sonraki ölü gömme sırasında mezar odalarından mezarın dışına atıldıkları anlaşılıyor. Kazıda, ana kayaya oyulmuş 238 cm uzunluğunda ve 136 - 137 cm genişliğindeki 10 basamaklı bir merdiven açığa çıkıyor. Yolun yan kenarındaki moloz taşlarla yapılan örgü duvarı dik olarak güneye yöneldiği saptanıyor
 

Mal bulanındır

Süper Moderatör
Katılım
5 Ağu 2020
Mesajlar
1,807
Beğeni
5,920
Puanları
113
Yaş
42
Konum
Yaşamın Olduğu Heryer
Bak yaaa gene eksik iş yapmiş şapşikler...şu binbir emek zahmetle ugrastiginiz yerlere iyi bakin ...

hele cek bi firt.jpg.

Tümülüsün merkezinde, üzerinde yekpare kapağı olan büyük bir taş lahit yer almaktaydı. Lahit, orthostat levhalardan oluşturulmuş bir sandık mezarın içine yerleştirilmiş ve ikinci kez kullanılan bloklarla kapatılmıştır. Lahtin kapağı mezar soyguncuları tarafından iki kez vurularak kırılmış, mezarın içi de tamamiyle karıştırılmış durumdaydı. Lahtin tabanına yerleştirilmiş olan ince tahtadan oluşan organik tabakanın içinde ele geçirilen kurşun levhaların hangi tarihe ait olduğu anlaşılamamaktadır. Kaçak kazıcıların gözünden kaçan tek ölü hediyesi akikten yapılmış taşıyla birlikte altın bir yüzüktür. Yüzük taşında, birbirine sarılarak uzanmış bir çiftin betimlendiği erotik bir sahne yer almaktadır. Ayrıca yüzüğün antik dönemde tamir gördüğü de tespit edilebilmektedir. Akik taşın yüzüğe yerleştirilme tekniği geç arkaik döneme işaret etmektedir. Lahtin içinde kemik bulunmaması burasının bir Kenotaph olabileceğini akla getirmektedir.
 
Üst